ARAMA
Kim Kimdir?
Çok okunanlar
Bir YTL'ye Cep Telefonu
Erdoğan, Adnan Şenses'i Sildi
Sapık Tecavüzcü Şok Etti
Rektör'ün Yedi Ceddini Araştırdı
Fethullah Gülen'e UNESCO Ödülü
İki Milletvekili İkinci Eş Aldılar
FB mi GS mi Lider
Erbakan'ın Fişi Çektirdiği An
İngilizce Öğrenmenin Püf Noktaları
YÖK-Hükümet Çatışması Neye Gebe?
Anket
Yüzüncü Yıl Üniv. Rektörü'nün Tutuklanmasını nasıl karşıladınız?
Soruşturma Gereği
Hükümetin YÖK'ten İntikamı
Laik Güçlere Saldırı
Geç Bile Kalındı

DOSYALAR
Yüksek Askeri Şura Kararları
Yeni TCK'nın Getirdikleri
CİK Tam Metin
CMK Tam Metin Son Hali
Bütün Yönleriyle Terörle Mücadele Yasası

AktifHaber I Günün Haberleri I Künye I Sitene Ekle I Reklam I İletişim I

Yusuf GEZGİN
Güneydoğu' da Terörü Silahsız Kuvvetler Önler
22.08.2005

Güneydoğu Anadolu sorunu ya da, son günlerde kullanılan ifadesiyle Kürt sorununun çözülmesinde hemen bütün önerilerde, projelerde bölgeye nitelikli personelin ve memurların gönderilmesi ile ilgili bir gündem bulunuyor.

Bu bölgede, özellikle devlet adına iş yapan, devleti temsil görevi olan kişilerin nitelikli, çalışkan, sıcakkanlı, insana değer veren ve sorunların çözümü için dertlenen memurlardan oluşması büyük önem arz ediyor.

Yöre halkında devlet ve devlete ilişkin her şeye, herkese karşı bir güvensizlik, korku ve endişe ile karışık bir tedirginlik var. Terörün yoğun olduğu dönemlerde olağanüstü halin getirdiği yetkilerin kontrolsüz kullanılması, silahlı güçlerin teröristle masum halkın ayrımını yapmakta yeterince titiz olmaması, bölge halkının devletin bazı organları tarafından zanlı, potansiyel suçlu muamelesi görmesi halktaki endişenin artmasına, devletle arasının açılmasına ve dolayısıyla mücadelenin sosyo-psikolojik açıdan kaybedilmesine neden oldu.

Elindeki propaganda malzemelerini çok iyi kullanan terör örgütü, bölge halkının büyük bir kısmını taraftar haline getirmeyi başardı. 1980’li yılların başında marjinal bir gurup olan ve yöre halkının itibar etmediği örgüt, 10 yıldan daha kısa sürede çok etkin bir konum kazandı.

Örgütün bu kadar kısa zamanda, bu kadar güçlü ve halk üzerinde müessir hale gelmesinde dış güçlerin parmağı aranabilir. Uluslararası aktörlerinin uzun vadeli hesaplarının etkisi dikkate alınabilir. Ben bu faktörlerin ülkemizdeki PKK terörü üzerinde oldukça etkili olduğunu düşünüyorum. Ancak 1000 yıldır beraber yaşadığı halde problem çıkarmamış, farklılıkların pek az, ortak noktaların ise pek çok olduğu bir kesimin bu kadar kısa sürede, bu kadar keskin bir tavır alarak düşman hale gelmesini, getirilmesini sorgulamak gerekiyor.

Mesafenin bu kadar açılmasını sadece dış güçlerin kötü niyetine, suiistimaline ve marifetine bağlamak kolaycılık olur.
Doğu Anadolu’da kaymakamlık yapan bir arkadaşım anlatmıştı. 1974 Kıbrıs harekâtı olduğunda Ağrı Patnos’ta halk milli duyguları coşmuş bir şekilde koyunlarını sürüler halinde hükümet binasının önüne yığar ve “bu koyunları satın Kıbrıs’ta mücadele eden askerlerimize harcayın” der.

Aradan 15 sene geçmeden, bir nesil bile değişmeden Patnos terörün en yoğun yaşandığı, terör örgütüne ve onu siyasi oluşumuna en büyük destek veren yerler arasına giriyor. Doğu Anadolu’da en sıcak çatışmaların yaşandığı, pek çok terörist eyleme sahne olan bir yerleşim haline geliyor. Yıllarca örgüt adına hareket eden siyasi partilere blok oylar çıkıyor.

Yaşanan bu hızlı dönüşüm ve değişimde dış güçlerin parmağından çok iç güçlerin basiretsizliğini, beceriksizliğini, ihmallerini, suiistimallerini aramak gerekiyor. Bölgede devleti temsil eden memurların, güvenlik güçlerinin tavırlarını sorgulamak gerekiyor. Binlerce yıldır kaynaşmış, etle tırnak haline gelmiş, akrabalıklar kurmuş, aynı cephelerde şehitler vermiş bir toplumun iki kesimini hangi kabiliyetle ve bu kadar dar zamana sıkıştırarak hasım hale getirebildiğimizi irdelemek gerekiyor. Bir kesimin devlet ve devletle ilgili her şeye nasıl bu kadar düşman hale getirildiğini araştırmak gerekiyor. Eğer dış güçler der durursak adama  “bin yıldır elinde tuttuğun bir halka niye sahip çıkamıyorsun ?” derler.

Doğu ve güneydoğu Anadolu bölgesinde var olan problemlerin temelinde sorunları iyi tahlil edememe,  uygun politikalar üretememe yanında izlenen yanlış personel politikası vardır. Doğu ve Güneydoğu’nun memurlar için bir sürgün yeri olduğu herkesin malumudur. Bunun yanında o yörede becerikli, iş üretecek görevliler de yıllarca kilitlendi, atalete mahkum hale getirildi. Oralarda görev yapan ve temsil niteliği olan mülki idare amirleri, yargı mensupları, emniyet görevlileri ve askerler halktan uzak olmayı devlete yakın olma, devletin yanında olma şeklinde anladılar.

Halka yakın olanlar örgütün destekçisi şeklinde yorumlandığından, devlet düşmanı gibi görüldüğünden dolayı memurin kesimi haklı olarak halktan kaçmayı, halka karışmamayı tercih etti.

Bölge halkının en güçlü yanlarından birisi dini duygularıdır. Toplumun diğer kesimleriyle en önemli ortak payda Müslüman olmalarıdır. Dini duyguların güçlü olduğu o yörelerde de katı bir laiklik uygulanmaya çalışılması, memurların irtica takiplerine maruz kalmaları, özel hayatlarında bile dini yönlerini sergilemekten endişe taşımaları devletin ve memurlarının bölge halkı ile temas kurmalarına engel oldu.

Maalesef ateist, komünist bir örgüt olan PKK bile, halkın dini duygularını devlete karşı nefreti artırmak için kullanabilmiştir. Devlet memurlarının halkın dini duygu ve düşüncelerine karşı soğuk ve mesafeli duruşu, hatta irtica takiplerine maruz kalmamak için dindar olmadığını ispat gayreti yöre halkının zihninde devlete tabi olma noktasında meşruiyet sorgulamalarını doğurdu. Propagandaların ve bölgede yaşanan sekülerleşmenin de etkisiyle dinsiz bir örgütü devlete tercih ettiler.

Güneydoğu Anadolu’nun sorunlarına çözüm üretirken nitelikli eleman göndermek kadar, memurların yöre halkıyla kaynaşmasını temin edecek kanalların açılması, fişlenme korkusunun iş yapmaya ve kabiliyetlerini sergilemeye engel olmaması gerekmekte.

Devletin pek çok araştırmadan sonra işe aldığı memuruna, kaymakamına, hakimine, doktoruna, polisine güvenmesi ve vatandaşla bütünleşmesinden korkmaması gerekiyor. Kendi memurunu adım adım takip eden, fişleyen bir devletin halkı kazanması mümkün olmayacaktır.

Hükümet eleştirilere aldırmaksızın o bölgeye dini duyguları güçlü, halkla bütünleşebilecek, çalışkan yöneticiler göndermeli. Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da çok fazla din görevlisi açığı var. Bu bölgedeki din adamı açıklarının iyi eğitilmiş, bölgenin şartlarına göre kurslardan geçirilmiş aydın kadrolarla doldurulması gerekmekte. Pragmatik mülahazalarla olsa bile dini argümanlardan yararlanılmalı.
Güneydoğu sorunu silahlı kuvvetlere daha fazla yetki tanınarak çözülemez. Silahsız kuvvetlerin ve silahsız çözümlerin güçlendirilmesi gerekiyor.

Yorum Ekle Arkadaşına Gönder Makaleyi Yazdır
Okuyucu Makale Yorumları (9) Tümü
Gercegi Gormek
Ulkemizde havadan,sudan para kazanmak gibi Dogu insani da aptal degilya;butun dunya dini imani unuttu ekmegin pesinde,petrolden co...
03.09.2005 04:16-nefer zurnaci
yaz1lar üzerine
1-evet ag1rl1kl1 olarak kürt illerine k1sacas1 iyi insanlar gönderilsin diyorsu bunlardan biri GAFFAR OKAN d1 2-hala sorunun ad1n...
02.09.2005 22:54-ahmet kaya
ABİ BEN SENİN ADAŞINIM
BANA ULAŞ BU BENİM CEP NUMARAM 05448860501 ABİ BEN SENİNLE TANIŞMAK İSTİYORUM...
02.09.2005 21:37-YUSUF GEZGİN

22:47: NASA'yı Uzayda Sex Korkusu Sardı



22:24: Gelelim Viagranın Faydalarına



22:16: UEFA'dan Fenerbahçe'ye Ceza



22:12: İnek İnekliğini Yapmıyor



22:11: Milli Güvenlik Kurulu Sona Erdi



21:51: Çöpten Kurtarılan Padişah Piyanosu



21:37: Kurtlar Vadisinde İnfaz.



21:28: E.Org.Tolon Paşadan İnce Mesajlar



20:37: Bağdat'ta Ölü Sayısı Artıyor



20:19: Eve Dönmediği İçin Doğradılar



Kemal ULUSOY
yazar resmi YÖK’e göre ‘Cumhuriyet’ demek ‘yolsuzluk’ demek midir?
Cevheri GÜVEN
yazar resmi Aktifhaber Okurlarından Özür
Salih MERİÇ
yazar resmi Yine Ekümeniklik Tartışmaları
Ali Çakıroğlu
yazar resmi YÖK’te yolsuzluk YÖK
Nesrin Yanık ÇORAKBAŞ
yazar resmi Döneklik alâmeti var bende
Mehmet DİZDAR
yazar resmi Rektörler Komitesi
Güngör ERGÜN
yazar resmi Ya Öcalan ‘Ben De Atatürkçüyüm’ Derse!
Yusuf GEZGİN
yazar resmi Pakistan'a Vefa Borcumuzu Ödeyelim
Dr. Levent ALTAŞ
yazar resmi Yıldızlar Yalnız Gezer...
Sedat LAÇİNER
yazar resmi Suriye, Hariri Suikastı ve Ambargo
Tüm Yazarlar
Yorumlar
Bir YTL'ye Cep Telefonu
Anne Yüreği
Şeyh İstanbul'a İki Devle Geldi
"Nasıl Olsa Ordu Var!' Demeyin!
AKP'de Erdoğan'ı Şoka Sokan Rapor
Teziç ve Hürriyet Polemiğe Girdi
KKTC Muz Cumhuriyeti Gibiydi!
Hakan Şükür'den Fener'e Taş
NOBEL ÖDÜLÜNÜ TANIYALIM
Ulusalcılık Tamamıyla Aldatmaca

AktifHaber
aktif@aktifhaber.com
WebMaster: omufeed@yahoo.com

Alexa banner sayılan