ARAMA
Çok okunanlar
İşte Helikopter Faciasının Nedeni
PKK'YI YIKACAK SÖZLER!
Bir Kilo Toz Bir Otoboz(!)
Rektör'ün Kasasından Çıkan Örgüt!
En Güzel Ahmedinecad Fıkraları!
Turist, Halkı Kışkırtan Ajan Çıktı
Öldüreceğiz, Derken Neyi Kastetti!
Lise Öğrencilerine OECD Sınavı
Aziz Yıldırım'dan Büyük Karartma!
Cuma Namazını Evde Kıldılar(!)
İsrail Mescid-i Aksa'yı Yıkıyor!
Bebeğini 1 Ay Odunlukta Sakladı
Benzine Tam 3 Kat Vergi Konuluyor!
Rektör'den YÖK'ü Çıldırdan Mektup
2005 ÖSS'de Özellerde Önde Gitti
Yorumlar
İnternet Kafelere 12 Yaş Sınırı
CHP'nin Sosyal Güvenlik Çarkı!
Nükleer Santrali Boşuna Açmayın!
Bebeğini 1 Ay Odunlukta Sakladı
Vatikan'ı Ayağa Kaldıran Film!
Cuma Namazını Evde Kıldılar(!)
Varilleri İhbar Eden Şoför Kayıp!
İsrail Mescid-i Aksa'yı Yıkıyor!
Benzine Tam 3 Kat Vergi Konuluyor!
Rektör'ün Kasasından Çıkan Örgüt!
Ünlü Manken Şamanist Mi?
Beşiktaş Da Rahatsız Oldu
Aslan Son 8 Yılı Masaya Yatırdı
Bir Kilo Toz Bir Otoboz(!)
Anket
Merkez Bankası Başkanlığı'na yapılacak atamanın krize dönüşmesinden kim sorumlu?
Hükümet
Cumhurbaşkanı

AktifHaber I Günün Haberleri I Künye I Sitene Ekle I Reklam I İletişim I

Yusuf GEZGİN
Olayların Ardından Güneydoğu
12.04.2006

Geçtiğimiz haftalarda 14 teröristin öldürülmesinden sonra bölgede ciddi gerginlikler yasandı. Güneydoğu’da şiddet ve gerginlik dolu günler geçirildi. Kısa sürede teröristlerin kimliklerinin belirlenmesi ve cenazelerinin hızlıca ailelerine teslim edilmesi dikkati çekiciydi. Zira kod adı kullanan teröristlerin kimlik tespiti zaman alıyordu ve genelde cesetler ailelerine verilmiyordu.

Cenazelerin şehirlere gelmesi olayların patlamasını doğurdu. Bir kısım medya hadiseleri hemen bir “kalkışma” olarak ilan ediverdi. Memlekete yeniden bir endişe ve korku salındı. Ülkenin diğer kısımlarında yasayan insanlara ülkenin aşılmaz bir problemle karşı karşıya olduğu hissi verildi. Problemin çözülebileceği konusunda var olan umutları tüketmeye matuf abartılı yayınlar yapıldı. Toplum gerildi, milliyetçi duygular kabartıldı. Devletin tehdit altında olduğu ilan edildi. Güvenlik güçlerinin (polisin) şiddet eylemleri karşısındaki aczi özenle seçilmiş karelerle vurgulandı. Pek çok insanımız bölgenin PKK tarafından düşürülmesine ramak kaldığını zannetti. Oluşturulan puslu ve gergin hava son günlerde artan saldırılarla, verilen şehitlerle iyice kaygı veriri hale geldi.

Güneydoğudaki olayların üzerinden yaklaşık iki hafta geçti. Bu zaman zarfında bölgede olayları bizzat yaşayan halktan ve yetkilerden onlarca insanla görüştüm. Hemen bütün mesaimi bu olayların netleşmesine ayırdım. Mülakatlar ve araştırmalar yaptım.

Öncelikle son olayların bir “kalkışma” ile uzaktan yakından alakası yoktur. Bahsedilen kalkışma!nın arkasında Diyarbakır’da toplam 2-3 bin kişi Batman’da 5-6 yüz kişi  vardır. Bunların %80’i yaşı 15’i geçmeyen çocuklardır.  Küçük guruplar halinde şehrin pek çok yerinde anarşi çıkaran bu çocukların ardında peçeli ve iyi organize oldukları anlaşılan kimseler vardır.

Güvenlik güçlerinin acziyet içinde olduğu hissini uyaran görüntüler, yetkililerin şiddet kullanmama talimatı vermesinin bir sonucudur. Örgüte ve basına malzeme vermek istemeyen polis ve mülki sorumlular şiddet kullanmaktan, kan dökmekten basiretle kaçınmışlardır. Polisin olaylara müdahale şekli acziyetinden değil hassasiyetin kaynaklanmaktadır. Polis ve sivil otoriteler bu konuda tekdiri değil takdiri hak etmişlerdir. Nitekim polis sonraki günlerde kameraların tespit ettiği suçluları yakalayarak olayları kontrol altına almıştır.

Son olaylarda en çok mağduriyet yasayan bölge insanı olmuştur. Esnafın işyerleri yağmalanmış, malları talana uğramış, vitrinleri kırılmıştır. Bu durum PKK’ya karşı halktaki anti-patiyi artırmış,  örgütün sorgulanmasını hızlandırmıştır. Örgüt elemanları adeta yağmacı, çapulcu gibi hareket etmiştir. Halkın bir avuç çapulcuya bu konuda desteği söz konusu değildir. Görgü şahitleri olayların başka illerden gelenlerce yönlendirildiğini ifade etmektedirler.

Sanılanın aksine bölgede teröre karşı ciddi bir tavır vardır. Halk terörden, huzursuzluktan bıkmış durumdadır. Örgütün mengenesinden kurtulmak istemektedir. Ancak bölge insanı ile devlet arasında bir güven ilişkisi kurulamamıştır. Devletin bazı birimlerinin katı tutumu halkı kazanmaya engel teşkil etmektedir. Aradaki en güçlü ortak payda olan din unsuru kullanılmamaktadır. Halkın sevdiği devlet adamlarının, bürokratların fişlenmesi, militan bir laiklik anlayışı, halkta devlete karşı güvensizlik oluşturmaktadır.

Bölgede silahla mücadele yolları tükenmiştir. Bu durum PKK içinde, güvenlik güçleri içinde böyledir. Artık silahla örgüt bir şey kazanamayacağını görmüştür. Fakat gerginlik, çatışma ortamı ve bölge insanının mağduriyeti örgüte mazeret ve malzeme oluşturduğu için örgüt bu havayı devam ettirmek istemektedir. Şiddeti propaganda malzemesi olarak kullanmaktadır. PKK devleti şiddetin içine çekerek devlet düşmanlığını canlı tutmakta, devletin yatırımlarını, ekonomik gelişmeleri engellemektedir. Devletin bölgede hizmet üretmesini engelleyen örgüt bu alanları kendisi doldurmaya çalışmaktadır. Son zamanlarda örgüt ve sivil uzantıları adalet dağıtma, aşiretleri barıştırma, toplumun zayıf kesimlerini kollama, sağlık ve kültür çalışmalarına yönelme gibi çabalar içindedir. Silahla mücadeleden sosyo-ekonomik ve siyasal mücadeleye yönelmiştir. Halk nezdinde bir nevi “devlet fonksiyonu” görmeye çalışmaktadır. Halkın cenazesi, hastası, kavgası vs ile ilgilenmektedir.

Örgüt şiddet ve korku dışı yollarla halkı kazanmaya yönelmektedir. Bazıları ise hala devletin o bölgede şiddet merkezli hareket etmesini arzulamaktadır. Eğer devlet terörle mücadeleyi silahsız yöntemlere kaydırmaz, sivil alanlarda terörün tabanını kurutma çabası içine girmezse; “ya sev, ya terket” mantığıyla hareket ederse bölgede problemler çözülemeyecektir. Devlet halkı kazanmalıdır. Bunun için aşiret reisleri, kanaat önderleri STK’lar ve etkili din adamlarıyla müşterek çalışmalar yapmalıdır.     

Örgütün silahlı gücünün bitmek üzere olduğu şu günlerde devletin sosyo-ekonomik atılım yapması gerekmektedir. Bölge insanının %90’ı bölünmeye taraf değildir. Halk huzur ve güvenlik istemektedir. Ancak bölge insanına karşı intikam hislerini, husumet duygularını güçlendiren, gerginliği artıran yayınlar, açıklamalar yapılmaktadır. “Olağanüstü hal”, “şiddetle mukabele”, “kanın yerde kalmaması” gibi ifadelerle mesele çözümsüzlüğe itilmekte, militer söylemlerle bölge insanı endişelendirilmektedir. Tabii ki teröriste şiddetle mukabelede bulunulmalı, kökü kazınmalıdır. Ancak halkın kazanılmasına da hız verilmeli, ülkenin yeni bir şiddet sarmalına girmesine fırsat verilmemelidir.

Son 20-25 yılı dikkate alırsanız bölge insanı teröre uzak, çözüme yakın en müsait duruşu sergilemektedir. Silahlı güç olarak tükenmek üzere olan bir PKK’nın canlanması, bölgenin yeniden hedef haline getirilmesi, ülkenin gerilmesi; bölgedeki gelişmeleri ve ülkedeki dengeleri bilen insanlarda “ülkenin yeni bir psikolojik harekatla karşı karşıya olduğu” şüphesini güçlendirmektedir.

Yorum Ekle Arkadaşına Gönder Makaleyi Yazdır
Okuyucu Makale Yorumları (4) Tümü
Evet
Evet. Bu oyun görülmeli artık. Sayın Yusuf Gezgin Bey'in dikkat çektiği oyun bütün yönleri ile çok önceden dillendirildi (bkz. ulusalihanet.com) Maalesef bir bir sahneye konuyor şu anda. Yazıda da bahsedildiği gibi bölgede şiddet artırılarak Türk-Kürt nefreti artırılacak, bu arada basın yangına körükle giderek üzerine düşeni yapacak. Aynı basının etkili köşe yazarları ummadık biçimde şiddetin ne kadar gerekli olduğunu döşenecek (bkz. Hürriyet) Suskunluğu ile tanınan devletlü "çok sert çıkış" yapacak. (bkz. bu günkü gazeteler) Terfisi yaklaşan bazı etkili yetkililerin duygulanabildiği sinevizyonla belgelenecek. Bu arada basın ayağı vazifesi icabı bunu flash flash yapacak. Aynı etkili ve yetkili tarafından şehit annelerinin eli öpülecek başörtülü olup olmadıklarına bakılmadan. Yeraltı ayağına, batıda kapkaç ve şiddeti artırması için start verilecek.Ve daha bir çok figüran kendilerine verilen rolü tam zamanında oynayacak. 12 Eylül öncesi (yani 11 Eylül) olduğu gibi ortam iyice "olgun" hale getirilecek. Millet canından bezmiş bir halde asker nerede diyecek. (demese bile basın ayağı sağolsun koro halinde asılınca bu havayı vermek bir haftayı bulmaz) Böylece gerçek(!) sahipleri ellerinden kayar gibi olan iktidarlarını geri alabilmek için fırsatı yeniden elde etmiş olacaklar. Böylece fildişi kulelerinde yine huzur yudumlamaya devam edebilecekler. Perde kapanır...
13.04.2006 15:40-Ali HAYDAR
tesekkur ederim
guzelce yazılmış bir yazı. içimi rahatlattı
13.04.2006 11:46-kamil seyitoglu
Medya ve Baykal
Medyamizin da katkisiyla saman alevi gibi gelen olaylar oyle de gundemi terketmis durumda.. Ama, bence bu ortamda ana muhalefet lidermiz kotu sinav verdi... birlik ve beraberlik mesajlari vermek yerine, "ulusalci" kesimi yagladi.. Bölgede "inadına" daha fazla yatırım bu kısır döngüyü çözecektir..
12.04.2006 17:51-Erol Yağız

13:37: Yüz Milyonlarca İnsan Ölebilir!



13:36: Kulüplerin Kapışması Rahatsız Etti



13:35: Komşu'da Çocuk Yapma Yarışması



13:33: Malatya Valisi'nin Konvoyunda Kaza



13:32: Milli Eğitim Müdürü'ne İnceleme



13:29: İki Aylık Gelin Takılarla Kaçtı



13:28: Türkiye'de Para Harcamak Çok Zor



13:26: İlk Çeyrekte 42 Bin Oto Üretti



13:25: Trabzon Valisi Rahatsızlandı



13:25: Şaron Artık Başbakan Değil!



Ali Çakıroğlu
yazar resmi Yeni TMK Çıkmalı
Mehmet DİZDAR
yazar resmi İnternetten Kayıtlar Nasıl Olacak
Cevheri GÜVEN
yazar resmi Sen Fişle Ben Kadrolaşayım
Kemal ULUSOY
yazar resmi Özkök’ten Emir-Komuta Kokan Bir Yazı Daha…
Salih MERİÇ
yazar resmi İçeride ve dışarıda sıkışan Türkiye
Yusuf GEZGİN
yazar resmi Olayların Ardından Güneydoğu
Nesrin Yanık ÇORAKBAŞ
yazar resmi Yaşatma yok et!
Dr. Levent ALTAŞ
yazar resmi Homo Sapiens’den Homo Violents’e... (1)
Tüm Yazarlar
DOSYALAR
Türkiye Ectasy Cenneti

 
AktifHaber
Tüm hakları saklıdır © 2006
Alexa banner sayılan