Ana Sayfa Yap   Sık Kullanılanlara Ekle   Arkadaşına Gönder

Ana Sayfa  |  Künye  |  İnsan Kaynakları  |  Reklam  |  Abonelik  |  Üyelik  |  Arama  |  Arşiv  |  Okur Hattı  |  İletişim

YIL: 14  |  SAYI: 715

Editör

Kapak

Yazarlar

Karakutu

Kulis

Dosyalar

Siyaset

Ekonomi

Dünya

Söyleşi

Portreler

İş Dünyası

Spor

Bilişim-Teknoloji

Bilim

Kültür-Sanat

Kitap

Sinema

Alışveriş-Moda

Otomotiv

Arka Pencere

- ARKA PENCERE -
Alperen Köseoğlu

Ziyaretçi İstatistikleri

Bugün : 1,868
Dün : 46,754
2008 Temmuz : 8,263,221
2008 Haziran : 1,343,867
2008 Yılı : 10,922,262
2007 Yılı : 22,974,343
2006 Yılı : 17,268,465
2005 Yılı : 8,563,789
Toplam Üye : 17,975

 
 |  Fatih Uğur - f.ugur@aksiyon.com.tr - Sayı: 714 - 11.08.2008

yorum ekle


Gelişi kadar gidişi de gürültülü oldu


Org. Büyükanıt, kendinden en çok söz edilen Genelkurmay Başkanı olarak emekliliğe hazırlanıyor. Başlarken hükümetle gerginleşti. e-Muhtırasına sert karşılık buldu. Giderken polemiğin diğer tarafı bu sefer ana muhalefet CHP oldu.


O Türk Silahlı Kuvvetleri’nin (TSK) 25. Genelkurmay Başkanı. 30 Ağustos’ta emekliye ayrılacak. Şemdinli gibi birçok hadisede adı geçen, hatta (dedesinin mezarının İsrail’de olması vesilesiyle) soyağacı bile tartışılan Büyükanıt, Genelkurmay başkanı olduktan sonra konuşulduğu kadar konuşmaya da başladı.

9 Kasım 2005’te meydana gelen Şemdinli olayları sırasında olay mahallinde bomba ve silahlarla yakalanan Astsubay Ali Kaya hakkında, “Tanırız kendisini, iyi çocuktur.” beyanatıyla yargıyı etkilemeye çalıştığı öne sürüldü. Hatta Savcı Ferhat Sarıkaya iddianamesinde, Genelkurmay Askerî Savcılığı tarafından hakkında soruşturma açılması istendi. Bu yüzden Genelkurmay Başkanlığı Savcı Ferhat Sarıkaya’yı bir bildiri yayımlayarak sert dille eleştirmişti. Ancak iddialar askıda kaldı, cezalandırılan Savcı Sarıkaya oldu. Başbakan Erdoğan ve bakanlar kurulunun sürpriz açıklamasıyla 31 Temmuz 2006’da Şûra’dan önce göreve atandı.

Atama bir nevi doğum günü hediyesiydi. 1 Eylül 1940 doğumlu olan Büyükanıt, 2 gün erken doğmuş olsa 65 yaşını doldurmuş, yaş haddinden emekliye sevk edilmiş olacaktı. Göreve gelirken özellikle ulusalcı çevrelerin beklediği bir Paşa’ydı. Giderken, Ergenekon soruşturmasındaki tavırları sebebiyle en çok ulusalcılar tarafından eleştiriliyor.

Belki de atandığında karşısında duran en büyük zorluk, görevi devraldığı eski Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hilmi Özkök’ün eylem ve söylemlerindeki ‘demokrasi’ vurgusuyla TSK’yı demokratik ve anayasal görev sınırları içine çekmeyi başarmasıydı. Üstelik sonradan ortaya çıkan günlüklerle (Oramiral Özden Örnek’e ait) Özkök’ün döneminde 2 darbe girişiminin atlatıldığı; Özkök, Büyükanıt ve Başbuğ’un o dönemde Şener Eruygur’un planlarına uymadığı ortaya çıkacaktı. Darbe günlüklerine göre Eruygur, Jandarma Genel Komutanlığı döneminde bir cunta kurmuştu. Dört kuvvet komutanı bunun içindeydi. Ancak bir müddet sonra bu yapı ikiye bölünecekti. Darbe planlarında ve günlüklerde Büyükanıt’ın adı ‘Abide’ ve ‘Boğazlar’dı. Orgeneral Özkök, sessiz ancak ‘demokrat’ tavırlarıyla bütün planlara set çeken isim olacaktı. AK Parti hükûmeti ile Özkök fotoğraflarını özdeşleştiren kimi çevreler, askerin yumuşak karnına vurarak Büyükanıt’ı ‘şahinleştirmek’ istiyorlardı. Tabii Türkiye ve dünya gerçeklerinin değiştiğini unutarak... Başarılı olamadılar.

12 EYLÜL’DE MUHAFIZ ALAYI KOMUTANIYDI

30 Ağustos tarihi itibariyle görevi Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Başbuğ’a devredecek olan Büyükanıt’ın üniformalı hayat hikâyesi, 1959’da Erzincan Askerî Lisesi’nde başlamıştı. 27 Mayıs’tan bir yıl sonra 1961’de Kara Harp Okulu’ndan mezun olmuştu. 12 Mart 1970 muhtırasından iki yıl sonra ise Kara Harp Okulu Akademisi’ni bitirdi. Takvimler yine yeni bir müdahaleyi gösterdiğinde, yani 12 Eylül 1980 darbesinde o askerî açıdan belki de Türkiye’nin en hassas makamlarından birindeydi. 17 Eylül 1980 günü darbeci komuta kademesi Kenan Evren, Nurettin Ersin, Tahsin Şahinkaya ve Sedat Celasun ilk kez medya karşısına çıkmıştı. Evren Paşa konuşurken Türk bayrağı ile Cumhurbaşkanlığı forsu arasında uzun boylu bir subay da yer alıyordu. Bu subay, Cumhurbaşkanlığı Muhafız Alay Komutanı Albay Yaşar Büyükanıt’tı. 1988’de tuğgeneralliğe yükselen, ardından Doğan Güreş döneminde Genelkurmay Genel Sekreterliği ile Harp Okulu Komutanlığı yapan Büyükanıt, sırasıyla 7. Kolordu Komutanlığı, Genelkurmay 2. Başkanlığı, 1. Ordu ve Kara Kuvvetleri Komutanlığı yaptı.

Darbelere denk düşen, cumhurbaşkanlığı krizleriyle yakından ilgili bir hayat serüveni onu son görevinde de aynı noktada buluşturacaktı. 31 Temmuz 2006’da YAŞ toplantısından bir gün önce Genelkurmay Başkanı olarak atandığının ilanı ne kadar sürpriz ise, Meclis’in 11. Cumhurbaşkanlığı seçiminin birinci turunu tamamladığı 27 Nisan 2007 Cuma gece yarısı yayımlanan e-muhtıra da o kadar şaşırtıcıydı.

MUHTIRA ONUNLA ELEKTRONİKLEŞTİ

Türkiye Cumhuriyeti’nin belki de en zor seçimlerinden birine dönüşen 11. Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde de kilit roldeydi Büyükanıt. Çünkü e-muhtıra, sadece TSK’nın açıklama rutinini bozmuyor, demokratik teamüllere karşı Cumhurbaşkanlığı seçimlerini de kilitleyen bir etki oluşturuyordu. E-muhtıradan önce başlayan ve Anayasa Mahkemesi’ne götürülen Cumhurbaşkanlığı seçimi için 367 toplantı yeter sayısı tartışması da bu bildiriyle pekişecek, sonuç Türkiye’yi 22 Temmuz baskın seçimlerine götürecekti. Hükûmetin bir gün sonra bu muhtırayı üstüne alarak ‘Genelkurmay’ın Başbakanlığa bağlı olduğunu’ hatırlatması ve aynı sertlikte demokrasiye sahip çıkan bildirisi de tarihe not düştü. E-bildiri yayımlatan da, hükûmet bildirisini yiyen de o oldu.

‘Cumhuriyete sözde değil, özde bağlı’ tanımlamasıyla kimi çevrelerin gönlüne su serpti. Bazı yayın kuruluşları özellikle gizlemeye çalışsa da Büyükanıt’ın o konuşması şu cümle ile bitiyordu: “Cumhuriyetin temel değerlerine sözde değil, özde sahip olan bir kişinin cumhurbaşkanı seçilecek olmasını umut ediyoruz. Bunu biz bilemeyiz. Karar Meclis’in kararıdır. Cumhurbaşkanlığı konusunda zaten başka bir şey söyleme durumunda değilim.”

E-MUHTIRA’DAN KARA HAREKÂTINA

Terör örgütü PKK’nın Temmuz 2006’dan itibaren artan saldırıları da onun dönemine denk gelecekti. Sadece 2006 sonuna kadar 92 şehit verildi. Türkiye 2007’ye tedirginlikle girdi. Savunma Muhabiri Mutlu Çölgeçen’in Harekât isimli kitabında yaptığı tespitlere göre; ilk çıkış Başbakan Erdoğan’ın Lübnan’daki Türk birliklerini ziyareti sırasında “PKK’lılarda Amerikan silahı çıkıyor, artık seyirci kalamayız…” açıklamasıyla yapılmıştı. ABD Genelkurmay Başkanı Peter Pace ile Pentagon’da görüşen Orgeneral Büyükanıt’ın Washington’da 14 Şubat 2007’de büyükelçilik salonunda “Türkiye’yi bölmeyi rüyalarında görenler, sonunda kâbus görürler.” sözleri de kırılma noktasıydı. Asker, askere anladığı dilden ‘bıçak kemiğe dayandı’ demişti. ABD dönüşünde Harp Akademileri Komutanlığı’nda (16 Mart) “terör TSK’nın öncelikli konusu” diyen Büyükanıt, 12 Nisan’da yaptığı basın toplantısında Kuzey Irak’ı üs edinen terör örgütünün bitirilmesi için ‘kara harekâtı’ hatırlatması yapıp yetki isteyecekti. Nitekim tezkere daha sonra Meclis’ten çıktı.

Cumhurbaşkanını halkın seçmesinin oylandığı referandum günü (21 Ekim), Hakkâri Dağlıca’da yaşanan terörist saldırıya kurban edilen vatan evlatları, mücadelenin ateşini daha da artıracaktı. Ancak Türkiye’nin terörle mücadelesi açısından asıl kırılma tarihi 5 Kasım 2007’de Beyaz Saray’da yapılan Bush-Erdoğan zirvesinde ‘PKK ortak düşman’ açıklamaları olacaktı. Bu tarihten sonra Genelkurmay karargâhı ile Pentagon arasında gelişen işbirliği sonucu 16 Aralık 2007 Pazar günü Kandil, Zap, Awaşin gibi kampların vurulmasıyla başlayan hava harekâtlarını 21 Şubat’ta yapılan MGK’nın hemen ertesi gününe rastlayan kara harekâtı izleyecekti. Büyükanıt, Türk askerine yıllar sonra sınır ötesi kara harekâtı yaptıran bir Genelkurmay başkanıydı artık. Büyükanıt ile Başbuğ harekâtın tam merkezinde yer aldılar. Büyükanıt gelişmeleri Genelkurmay Harekât Merkezi’nden izlerken, Başbuğ sahada, bizzat harekâtın içindeydi.

MHP VE CHP’YE DE MUHTIRA

29 Şubat Cuma günü harekât bitti, Türk askeri Kuzey Irak’tan çekildi. Sabah saatlerinde televizyonların verdiği haberin yankıları ‘Irak’tan hiç çıkılmayacağı’ tezine kendini inandıran muhalefeti de sarsacaktı. CHP lideri Deniz Baykal ile MHP lideri Devlet Bahçeli, ‘harekâtın erken bitirildiği’ iddiasıyla Büyükanıt’ın şahsında Genelkurmay’ı sert dille eleştirdi. Çekilme hadisesi ABD’li Bakan Gates ile Başkan Bush’un dünya basınına yaptıkları açıklamaların ardından geldiği için farklı yorumlara sebep oldu.

Büyükanıt, iktidara karşı yaptığı eleştiriler kadar muhalefetle girdiği polemiklerle de tarihe geçti ve en sert cevaplarından birini iki lider için verdi. Milliyet gazetesinden Sedat Ergin’e verdiği röportajda eleştirileri cevapladı: “Tereyağından kıl çeker gibi çekildik. Erken çekildi diyorlarsa, gitsinler orada 24 saat kalsınlar…”

İki liderin Meclis grup toplantılarındaki eleştirilerinin ardından Genelkurmay’dan yapılan “Bu saldırılar TSK’nın terörle mücadele azmine hainlerden daha fazla zarar vermektedir.” açıklaması ise gündeme bomba gibi düştü. Bu tartışmaların içinde o dönem Büyükanıt’ın istifası gibi bir sürü dedikodu da tedavüle sürülmüştü. Genelkurmay karargâhı belki de en sessiz günlerini Anayasa’nın 10. ve 42. maddelerinin değiştirilmesinden sonra başlayan ‘başörtüsü tartışmaları’ ile AK Parti kapatma davasının açıldığı 14 Mart tarihinden sonra yaşadı.

Karargâhı hareketlendiren iki gelişme oldu sadece. Onlar da Kara Kuvvetleri Komutanı Başbuğ’un müstakbel Genelkurmay başkanı olarak konuşulmaya başladığı günlerde Kudüs’te Ağlama Duvarı önünde çekilmiş fotoğraflarının yayınlanması ve Anayasa Mahkemesi Başkanvekili Osman Paksüt ile Başbuğ görüşmesinin basına düşmesiydi. Bu iddiaları da Başbuğ cevapladı. Ergenekon soruşturması konusunda derinleşen dava sürecinde Savcı Zekeriya Öz’ün karargâha ilettiği resmî yazıları da yanıtsız kalmadı. Büyükanıt’ın göreve veda ettiği günlerde emekliliğinden sonra kullanacağı lüks zırhlı araçla ilgili CHP’li Kemal Kılıçdaroğlu’nun iddiaları ise Büyükanıt’ı tekrar gece yarısı bildirilerine geri çevirecek güçteydi. YAŞ’ta ihraç olmaması ile ilgili eleştirilere cevaben 5 Ağustos gece yarısı açıklamasının en dikkat çeken cümlesi şu olacaktı: “Bir siyasi parti temsilcisinin, meslek yaşamı boyunca terör örgütlerinin hedefi hâline gelen ve dört kez suikast teşebbüsüne maruz kalan Sayın Genelkurmay Başkanı için anormal bir fiyatla araç satın alındığı şeklinde sözleri, mesnetsiz olduğu kadar ibret teşkil etme özelliği de taşımaktadır.” Yani Büyükanıt, 4 kez suikasttan kurtulmuştu. Bunun ilki, Büyükanıt 7. Kolordu Komutanı iken (1996) Necip Odabaş isimli biri tarafından 30 Ağustos törenlerinde gerçekleştirilmek istenmişti. İkinci suikast girişimi Hakkâri’de askerî birlikleri denetlemeye gittiğinde (2005) güzergâhı üzerinde uzaktan kumandayla patlatılacak 14 kg C4 ele geçirilmesiydi. Üçüncüsü, Anafartalar Çarşısı önündeki patlamaydı (2007). Canlı bomba Güven Akkuş, birkaç yüz metre ilerideki Anadolu Medeniyetleri Müzesi’ndeki resepsiyona gidecek Büyükanıt’ı hedef almıştı. Dördüncü suikast girişimi ise Ergenekon soruşturmasıyla ortaya çıktı. İşçi Partisi’nde ele geçirilen bir CD’de dönemin Kara Kuvvetleri Komutanı Büyükanıt’ın İzmir ve Balıkesir ziyaretlerine ait (2005) koruma planları ele geçirildi. Bir de Özden Örnek’in günlüklerinde “Yaşar’ı zehirlemeye kadar planlar hazırlanmış” ifadesinde geçen bir başka iddia ise henüz doğrulanmadı. Ancak Orgeneral Hilmi Özkök’ün karargâha sefertasıyla yemek taşıdığı da daha önce ortaya çıkmıştı.

Büyükanıt, tartışmalarla geldiği Genelkurmay koltuğunda zorlu iki yılı tamamladı. Ardında bir e-muhtıra, sınır ötesi kara harekâtı, son olarak ise şahsına yönelik suikastları bile bir bildiriyle paylaşmak zorunda kaldığı bir polemik bıraktı.

(Katkı sağlayan: İbrahim Doğan)



FANATİK FENERLİ, SİGARA TİRYAKİSİ

İstanbul’daki 1. Ordu Komutanlığı’ndan Kara Kuvvetleri Komutanlığı’na geldiğinde ilk işi sigarayı bırakmak olmuştu. Ancak ilerleyen günlerde sigara ve Fenerbahçe tutkusundan vazgeçemeyeceğini medya önünde de itiraf edecekti. 1. Ordu Komutanlığı’nda görevliyken Kadıköy Fenerbahçe Stadyumu’na girip tribünlerde maç izlediğini pek kimse duymamıştı. Ancak Genelkurmay Başkanlığı’na getirilmesinin ardından başta Başbakan Erdoğan ile muhabbetleri, resepsiyonların vazgeçilmez konusu hep futbol ve Fenerbahçe oldu.


Arkada?yna Gönder Arkadaşına Gönder

 
Yorumlarınız

yorum ekle

{ Yorumlarınızı Paylaşın }

 

 

Ankara'nın yeni aktörleri - Muhsin Öztürk-Mesut Çevikalp

Namlunun ucundaki dört yıldızlı generaller, Apoletli suikastlar zinciri - Fatih Uğur

Eşref Bitlis ile Cem Ersever'i aynı ekip öldürdü - Haşim Söylemez

Gelişi kadar gidişi de gürültülü oldu - Fatih Uğur

Türkiye yarım asırlık kirli bahçesini temizliyor - Fatih Uğur

MİT belgesi gerçek, kardeşimi İsrail öldürdü - Nursel Dilek

Mecburi istikamet reform - Mehmet Baki

Direkten dönen yargı darbesi - Fatih Uğur/Erdal Şen

AK Parti'yi kurtaran filtre - İbrahim Doğan

Küllerinden doğan lider: Erdoğan - Erdal Şen/Fatih Uğur

Velev ki ekonomi çökmüş olsun! - Harun Çümen/Ercan Baysal

Üniversitenin seçilmiş kralları - Tuncer Çetinkaya

Ay ışığında İttihat gölgesi - Fatih Uğur/Onur Öztürk

İttihatçılık, Türk Baasçılığı oldu - Fatih Uğur

Ulusalcılık ve Ergenekon, İttihatçılıktır - Fatih Uğur


Namlunun ucundaki dört yıldızlı generaller, Apoletli suikastlar zinciri - SAYI: 714

Gelişi kadar gidişi de gürültülü oldu - SAYI: 714

Türkiye yarım asırlık kirli bahçesini temizliyor - SAYI: 714

Milletin kararı: İşbu dava demokrasi davasıdır! - SAYI: 712

Krizden çıkış yolu, inanca saygılı laiklik - SAYI: 711

İttihatçılık, Türk Baasçılığı oldu - SAYI: 711

Ulusalcılık ve Ergenekon, İttihatçılıktır - SAYI: 711

'Kürt meselemiz' - SAYI: 710

Yeni anayasa sözünüzü tutun! - SAYI: 707

Sorun, millî iradenin hazmedilememesi - SAYI: 706

Demokrasi yine yaralandı - SAYI: 705

Kyoto ile, iklim oyununda biz de varız diyeceğiz - SAYI: 705

Sezer'le üniversitelerde fetret dönemi yaşandı - SAYI: 704

27 Mayıs cuntacılarının ilk ve son röportajları - SAYI: 703

Kapatma davası riskleri büyüttü - SAYI: 702

         
     
 

AKSİYON DERGİSİ

Fevzi Çakmak mh. A.Taner Kışlalı cd. No:6 34194 Yenibosna / İstanbul

Telefon: (0212) 454 1 454   Faks: (0212) 454 86 25   Email:okur@aksiyon.com.tr

Powered by