T.C. Ankara Valiliği
      anasayfa  |  eposta  |  site haritası  |  yardım
siteiçi arama :
 
 
 









Turizm Aktiviteleri

» Kültür Turizmi
» Kış Turizmi
» Termal Turizmi
» Kongre Turizmi
» Yayla Turizmi
» İnanç Turizmi
» Turizm Amaçlı Su Sporları
» Dağ ve Doğa Yürüyüşü
» Mağara Turizmi
» Kamp ve Karavan Turizmi
» Kuş Gözetleme
» Bitki İnceleme
» Yamaç Paraşütü
» Genel

Sayfayı yazdır


Kültür Turizmi

1-Müzeler

Anadolu Medeniyetleri Müzesi

Anadolu Medeniyetleri Müzesi Atpazarı olarak isimlendirilen semtte, Ankara Kalesi`nin dış duvarının güneydoğu kıyısında, yeni işlev verilerek düzenlenmiş iki Osmanlı yapısında yer alır. Bu yapılardan biri Mahmut Paşa Bedesteni, diğeri de Kurşunlu Han’dır.

Ankara`da ilk müze, Kültür Müdürü Mübarek Galip Bey tarafından 1921 yılında kalenin Akkale olarak isimlendirilen burcunda kurulmuştur. Müze yapısı 1968 yılında son şeklini almıştır. Bu gün idari bina olarak kullanılan Kurşunlu Han’da araştırmacı odaları, kütüphane, konferans salonu, laboratuar ve iş atölyeleri yer almakta, Mahmut Paşa Bedesteni ise teşhir salonu olarak kullanılmaktadır.

Bu gün kendine özgü koleksiyonları ile dünyanın sayılı müzeleri arasında yer alan Anadolu Medeniyetleri Müzesi’nde, Anadolu Arkeolojisi, Paleolitik çağdan başlayarak günümüze kadar Osmanlı devrinin bu tarihi mekanlarında kronolojik bir sırayla sergilenmektedir.

Tarihi yapılar, köklü geçmişi ile bugünlere gelen Anadolu Medeniyetleri Müzesi 19 Nisan 1997 tarihinde İsviçre`nin Lozan kentinde 68 müze arasında birinci seçilerek "yılın müzesi " unvanını elde etmiş ve Avrupa`da "Yılın Müzesi" ödülüne layık görülmüştür.

1998 yılında Dünyanın ilk beş müzesi arasına giren müzeyi 2006 yılında 260.059 kişi ziyaret etmiş olup, müzede 183.118 adet tarihi eser sergilenmektedir.

Gordion Ören Yeri ve Müzesi, Roma Hamamı Ören Yeri, Ankara Roma Tiyatrosu Ören Yeri, Haymana Gavur Kalesi Ören Yeri, Kazan Karalar Köyü Ören Yeri, Polatlı Hacıtuğrul Ören Yeri ve Agustus Tapınağı Anadolu Medeniyetleri Müzesi Müdürlüğü’ne bağlıdır. Bu müzenin denetimindeki özel müzeler ise MTA Tabiat Tarihi Müzesi, ODTÜ Müzesi ve Meteoroloji Müzesi’dir.

Etnografya Müzesi

Eskiden bayram namazlarının kılındığı, Milli Mücadele yıllarında önemli ulusal törenlere sahne olan Namazgah Tepesi, 15 Kasım 1925 tarihli Bakanlar Kurulu Kararı ile Vakıflar Genel Müdürlüğü’nden Milli Eğitim Bakanlığı’na müze yapılmak üzere bağışlanmış, Mimar Arif Hikmet Koyunoğlu tarafından 1925 yılında yapımına başlanarak 1927 yılında tamamlanmış, 18 Temmuz 1930 tarihinde Atatürk’ün isteği üzerine halkın ziyaretine açılmıştır.

21 Kasım 1938 tarihinden itibaren 15 yıl süreyle müzenin iç avlusu Atatürk’ün geçici kabrine ayrılarak  naaşı, 1953 yılında Anıtkabir’e nakline değin, burada kalmıştır. Bu kısım halen Atatürk’ün anısına hürmeten sembolik bir kabir şeklinde korunmakta ve üzerindeki mermer yazıtta “Burası 10.11.1938’de sonsuzluğa ulaşan Atatürk’ün 21.11.1938’den 10.11.1953’e kadar yattığı yerdir” yazısı yer almaktadır.

Müzenin önünde 1927 yılında İtalyan Heykeltıraş Canonnica’nın yapmış olduğu,  Atatürk Heykeli bulunmaktadır.
Müze, 854 metrekare bir alan üzerine yapılmış sekiz salon ve bir hol ile iki kat üzerine beş odalı idare kısmından oluşmaktadır. Yapının duvarları köfeki taşıyla kaplanmış olup, ön cephede üzeri oymalı alınlık bulunmaktadır.

Yapıya 28 basamaklı merdivenle çıkılır ve dört sütunlu üçlü kiriş sistemiyle kubbealtı holüne, buradan da iç avluya geçilir. Sergi salonları iç avlunun etrafında simetrik olarak yer almaktadır.

Selçuklu döneminden günümüze kadar olan süre içinde üretilen ve Anadolu’nun çeşitli yerlerine ait geleneksel sanat ürünlerinin en güzel örnekleri müzenin koleksiyonunu oluşturmaktadır. Bunlar arasında geleneksel halk giysileri, süs eşyaları, Türklere özgü teknik malzeme ve desenlerle kendi içinde gelişen halı dokuma merkezlerinden Uşak, Gördes, Bergama, Kula, Milas, Ladik, Karaman, Niğde, Kırşehir yörelerine ait halı ve kilimler önemli bir yer tutar.

Anadolu Maden Sanatı’nın özelliklerini yansıtan XV. Yüzyıl Memluk kazanları, Osmanlı şerbet kazanları, güğüm, leğen, sini, sahan ve taslar müzede sergilenen üstün nitelikli önemli eserler arasındadır.

XVII. yüzyıldan kalma bir Ankara Evi’nin misafir odası bütün özellikleri ile teşhir edilmektedir. Evin özellikle tavan ve duvar süsleri dikkati çekmektedir.

Nevşehir İli Ürgüp İlçesi Damsa Köyü Taşkın Paşa Camii’nden getirilen minber ve mihrap ağaç işçiliğinin en güzel örneklerinden olup, sergilenen eserler içinde önemli bir yer tutmaktadır.

Hacı Bayram-ı Veli Türbesi ve Karyağdı Sultan Türbesi olmak üzere il genelinde 9 adet türbe Etnografya Müzesi Müdürlüğü’ne bağlıdır. Türk Kültür Merkezi Etnografya Müzesi ve Çankaya Müze Köşkü Etnografya Müzesi Müdürlüğü denetimindeki özel müzelerdir.

 Kurtuluş Savaşı Müzesi

Ankara Ulus Meydanı`nda bulunan ve günümüzde " Kurtuluş Savaşı Müzesi" adıyla işlev görmekte olan binanın yapımına, 1915 yılında İttihat ve Terakki Cemiyeti Kulüp binası olarak başlanmıştır. Yapının planı, Evkaf Mimarı Salim Bey tarafından hazırlanmış, inşaasına Kolordu Askeri Mimarı Hasip Bey nezaret etmiş, Kurtuluş Savaşı sonrasında onarım ve tamamlanmasını I. dönem Bursa Mebusu Necati Bey gerçekleştirmiştir. I. Milli Mimarlık döneminin Ankara`daki ilk örneklerinden olan yapı, devrinin tüm özelliklerini taşımaktadır.

TBMM`nin 23 Nisan 1920`de bu binada açılmasının kararlaştırılması sonucu, halkın özverili katkılarıyla tamamlanan ve mütevazı donanımı gerçekleştirilen yapı, 23 Nisan 1920-18 Ekim 1924 tarihleri arasında "Büyük Millet Meclisi" olarak kullanılmış ve yeni Türkiye Cumhuriyeti ile demokrasinin ilk adımlarının atılmasına tanıklık etmiştir.

TBMM`nin yeni binasına taşınmasıyla, 1924-1952 yılları arasında Cumhuriyet Halk Fırkası Genel Merkezi, daha sonra Hukuk Mektebi olarak işlevini sürdürmüş, 01.03.1957 yılında MEB Komisyonu Kararı ile müzeye dönüştürülmek üzere çalışmalara başlanmış, 23 Nisan 1961 günü "TBMM Müzesi" adıyla ziyarete açılmıştır.

Atatürk`ün doğumunun 100. yılı kutlama programı kapsamında 1981 yılında Kültür ve Turizm Bakanlığı Eski Eserler ve Müzeler Genel Müdürlüğü tarafından gerçekleştirilen restorasyon ve teşhir- tanzim çalışmaları sonucu, 23 Nisan 1981 tarihinde " Kurtuluş Savaşı Müzesi" olarak ziyarete açılmıştır

1998 yılında onarım ihtiyacı nedeniyle ziyarete kapatılan müze,  yapılan onarım, restorasyon, teşhir ve tanzim çalışmaları sonucunda 20 Nisan 2001 günü tekrar ziyarete açılmıştır. Özgün haline uygun teşhir edilen müzeyi 2006 yılında 155.016 kişi ziyaret etmiştir.

Cumhuriyet Müzesi

1923 yılında mimar Vedat Tek tarafından Cumhuriyet Halk Fırkası Mahfeli ( Toplantı Binası) olarak tasarlanan ve inşa edilen yapının, daha sonra işlevi değiştirilmiş ve 29 Ekim 1924 tarihinde Cumhuriyetin l. yıl dönümü burada kutlanmıştır.
1924-1960 yılları arasında II.TBMM olarak işlevini sürdüren bina; devletin 36 yıl boyunca yönetildiği, genç Türkiye Cumhuriyeti`nin gelişmesinde çok önemli kararların alındığı, çağdaş kanunların çıkartıldığı, Türkiye`nin uluslararası alanda etkinlik ve saygınlığını artıran antlaşmaların yapıldığı, Atatürk İlke ve İnkılapları’nın gerçekleştirildiği, çok partili demokratik sisteme geçişin sağlandığı, II.Dünya Savaşı`nın güç yıllarının atlatıldığı son derece önemli tarihi, kültürel, sosyal, ekonomik ve politik gelişmelerin yaşandığı bir yapıdır.

1961-1979 yılları arasında CENTO Merkez Binası olarak kullanılan bina, 1979 yılında Kültür Bakanlığına devredilmiş, ön kısmının müze, arka kısmının ise Eski Eserler ve Müzeler Genel Müdürlüğü hizmet binası olmasına karar verilmiştir.
Yapının müze olarak işlev göreceği ön kısmı onarılmış, restorasyon ve teşhir- tanzim çalışmaları sonucunda 30 Ekim 1981 günü " Cumhuriyet Müzesi" olarak ziyarete açılmıştır.

1985 yılında onarım ihtiyacı nedeniyle ziyarete kapatılan müze, yeni düzenlemelerden sonra 1992 yılı başında açılmıştır.
Müze teşhirinde; 1924-1960 yılları arasında ilk üç Cumhurbaşkanımızın dönemlerini yansıtan olaylar, fotoğrafları ,kendi söylevleri, bazı özel eşyaları ile o dönemde alınan kararlar ve kanunlar sergilenmiştir.

Cumhuriyet döneminin son derece önemli olaylarına tanıklık eden yapı; onarım, restorasyon ve teşhir-tanzim ihtiyacı nedeniyle 2001 yılında tekrar ziyarete kapatılmıştır. Halen restorasyon çalışmalarının devam etmesi nedeniyle Müze " Genel Kurul Salonu" hariç ziyarete kapalıdır.

Ankara Devlet Resim ve Heykel Müzesi

Ankara Devlet Resim ve Heykel Müzesi, Büyük Önder "ATATÜRK"ün direktifleri üzerine Mimar Arif Hikmet KOYUNOĞLU tarafından projelendirilerek, 1927 yılında inşa edilmiştir.

Cumhuriyet Dönemi Türk mimarisinin bu görkemli yapısı Kültür Bakanlığı Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğü`nün girişimi ve Cumhurbaşkanı Fahri KORUTÜRK`ün yakın ilgisiyle 25 Ekim 1975 tarih ve 7/1172 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı’yla Resim ve Heykel Müzesi yapılmak üzere Kültür Bakanlığı`na tahsis edilmiştir. Ankara Devlet Resim ve Heykel Müzesi VI. Cumhurbaşkanı Fahri KORUTÜRK tarafından 02 Nisan 1980 tarihinde törenle hizmete açılmıştır.

Müze binası bir kültür merkezi olarak tasarlandığından içinde akustiği mükemmel, Türk motifleri ile süslü, 500 koltuklu bir salon bulunmaktadır. Orkestra çukuru bulunan sahnesi operet temsillerine uygundur. Ankara Devlet Opera ve Balesi bu salonda haftanın üç günü operet temsilleri vermektedir. Diğer günlerde Kültür Bakanlığı ve özel sanat toplulukları konserler vermekte, film-halk dansları gösterileri yapılmaktadır. Kültürel amaçlı kongre, panel ve konferanslar da gündüz etkinlikleri arasında yer almaktadır.

Cumhuriyet Devri Müzesi

Atatürk`ün doğumunun 100. yılında, Ulu Önderimizin anısına armağan olmak üzere ve Cumhuriyetin sembolü olarak 2302 sayılı Kanun kapsamında yapımına karar verilen, temeli 29 Ekim 1981 günü atılan, 27 Aralık 1987 tarihinde hizmete açılan Atatürk Kültür Merkezi kompleksinin orta bölümünde yer alan Cumhuriyet Devri Müzesi üç kat ve "Kurtuluş Savaşı ve Atatürk Devrimleri Müzesi" ile "Bilim-Teknoloji ve Tabiat Tarihi Müzesi" olmak üzere iki ayrı bölümden oluşmaktadır.

Gordion Müzesi

Frig Krallığı’nın başkenti Gordion`un kalıntıları, Ankara Eskişehir karayolu ve Sakarya ile Porsuk nehirlerinin birleştiği yerin yakınında, Polatlı`nın 29 km kuzeybatısında, Ankara`ya 94 km uzaklıkta bulunmaktadır.

Gustav ve Alfred Keorte 1901 yılında Gordion kazılarına başlamışlardır. Günümüz Gordion kazıları arkeologlar tarafından sürdürülmektedir. Kazılar sonucu çok değerli sanat eserleri gün ışığına çıkmıştır. Ayrıca, bu kazılar Frig sanatı ve kültürü ile ilgili bilgilere yeni boyutlar kazandırmıştır. Ele geçen buluntuların çoğu Ankara Anadolu Medeniyetleri Müzesi’nde, bir bölümü de Gordion Müzesi’nde sergilenmektedir.

 Anıtkabir 

Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ebedi istirahat yeri olarak Rasattepe’de (Anıttepe) seçilmiş ve 1 Mart 1941 tarihinde Anıtkabir’in yapımı için Serbest Proje Yarışması düzenlenmiş, yarışma için hükümet tarafından uluslararası alanda tanınmış yerli ve yabancı sanatçılarca ve Bayındırlık Bakanlığı’nca belirlenen yüksek mimarlardan oluşan tarafsız bir jüri oluşturulmuştur. Yarışmaya Türkiye, Almanya, İtalya, Avusturya, İsviçre, Fransa ve Çekoslovakya’dan toplam 47 adet proje katılmıştır. 18 Kasım 1943 tarihinde Prof. Emin Onat ve Doç. Orhan Arden’in projelerinin uygulanmasına karar verilmiştir. 9 Ekim 1944 tarihinde törenle temeli atılan Anıtkabir’in inşaası 9 yıllık bir süre içinde dört aşamalı olarak yapılmıştır. Anıtkabir, Türk mimarlığında 1940-1950 yılları arasında II. Ulusal Mimarlık dönemi olarak adlandırılan dönemin özelliklerini taşımaktadır. Yaklaşık 750.000 m2’lik bir alanı kaplamakta olup Barış Parkı ve Anıt Bloku olarak iki kısma ayrılır.

Barış Parkı: Türkiye’nin çeşitli bölgelerinden ve yabancı ülkelerden getirilen fidanlarla oluşturulmuştur. Bugün parkta 104 ayrı türden yaklaşık 48.500 adet süs ağacı ve süs bitkisi bulunmaktadır.
Anıt Bloku: Üç bölümden oluşmaktadır;
Aslanlı Yol, Tören Meydanı, Mozole

Tandoğan Kapısı’ndan girildiğinde, Barış Parkı içinden uzanan yoldan Aslanlı Yol başındaki 26 basamaklı geniş merdivenlere ulaşılır. Merdivenin hemen başında karşılıklı olarak İstiklal ve Hürriyet kuleleri yer alır.

Anıtkabir yapı topluluğu içinde, simetrik yerleştirilmiş on adet kule vardır. Bunlar İstiklal Kulesi, Hürriyet Kulesi, Mehmetçik Kulesi, Zafer Kulesi, Barış Kulesi, 23 Nisan Kulesi, Misak-ı Milli Kulesi, İnkılap Kulesi, Cumhuriyet Kulesi, Müdafaa-i Hukuk Kulesi’dir. Zafer ve Barış kuleleri arasında II. Cumhurbaşkanı İsmet İnönü’nün mezarı bulunmaktadır.

Anıtkabir Atatürk Müzesi
 Anıtkabir Proje Yarışması şartlarına uygun olarak, Misak-ı Milli ve İnkılap kuleleri arasındaki bölüm müze olarak belirlenmiştir. 21 Haziran 1960’ta Anıtkabir Atatürk Müzesi açılmıştır. Burada Atatürk’ün kullandığı eşyalar, kendisine hediye edilen armağanlar ve giysileri teşhir edilmektedir. Müzede ayrıca Atatürk’ün madalya ve nişanları ile manevi evlatlarından A. Afet İnan, Rukiye Erkin, ve Sabiha Gökçen’in müzeye armağan ettikleri Atatürk’e ait eşyalar da sergilenmektedir.

Alagöz Karargâh Müzesi:

Polatlı İlçesi Alagöz Köyündedir. Anıtkabir Komutanlığı`na bağlıdır. Atatürk`ün Sakarya Savaşı`nı idare ettiği çiftlik evi 10 Kasım 1968 tarihinden beri müze olarak hizmet vermektedir.

Hava Müzesi:

Müzede, çeşitli maketler, fotoğraflar, belgeler, pilot giysileri ve uçuş ekipmanları sergilenmektedir.

Topçu ve Füze Okulu Müzesi:

Özel emirle ziyaret edilebiliyor. Üç bölümden oluşan müzede, değişik cins ve çapta toplar, kıyafetler, harp araç ve gereçleri sergilenmektedir.

Ayrıca; Devlet Mezarlığı Müzesi, Milli Savunma Bakanlığı Arşiv Müzesi, Milli Savunma Bakanlığı Harita Genel Komutanlığı Haritacılık Müzesi, Sakarya Şehitleri Anıtı ve Müzesi ve Jandarma Müzesi de bulunmaktadır.

  Milli Mücadelede Atatürk Konutu ve Demiryolları Müzesi:

Pazar ve Pazartesi dışında hergün, 08.30-17.00 saatleri arasında ziyarete açıktır. Eski adıyla `Direksiyon Binası` olarak anılan yapı, 1964 yılında düzenlenerek müzeye dönüştürülmüştür. Müzenin alt katında, demiryolları ile ilgili belgeler, hat açılışlarında kullanılan makaslar, değerli eşyalar, kimlik kartları, bilet ve maketler sergilenmekte; üst katında ise Atatürk`ün konuk kabul odası, çalışma ve yatak odası ile banyosu yer almaktadır. 

  TCDD Müzesi:

1924 yılında “Ankara Oteli” olarak yapılan bina, 1990 yılındaki restorasyonun ardından sanat galerisi ve demiryolları müzesi olarak hizmete açılmıştır.

  Ayrıca; Ankara Etnografya Müzesi denetiminde olan (Estergon Kalesi Etnografya Müzesi, Vakıf Eserleri Müzesi)  2 adet, Kurtuluş Savaşı ve Cumhuriyet Müzeleri denetiminde olan (75. Yıl Cumhuriyet Eğitim Müzesi ile Atatürk’ün kullandığı vagon, PTT Müzesi, Telekomünikasyon Müzesi, TCDD Açıkhava Buharlı Lokomotif Müzesi, TRT Müzesi, Türk Hava Kurumu Müzesi, Ziraat Bankası Müzesi) 9 adet özel müze bulunmaktadır.


  2-Ören Yerleri

Roma Hamamı : Ulus Meydanı’ndan Yıldırımbeyazıt Meydanı’na uzanan Çankırı Caddesi üzerinde yer almaktadır. Yapılan kazılar sonucunda hamamın iki bölümden oluştuğu anlaşılmıştır. Palaestra dört tarafı revaklarla çevrilmiş, yaklaşık kare planlı büyük bir alandır. Kapalı kısımlar ise palaestra’ya bir bütün olarak bağlıdır ve frigidarium (soğuk kısım), tepidarium (ılık kısım) ve kalidarium (sıcak kısım) olarak adlandırılan üç ana kısımdan oluşmuştur. Ayrıca çeşitli avlular, külhan olarak adlandırılan ocaklar servis kısımları ve su depoları ile yapı anıtsal bir bütün haline getirilmiştir. Ankara’daki Roma Hamamı’nın bugün görülebilen kalıntıları alttaki ısıtma katları ile servis kısımlarıdır. Hamamda yapılan kazılar sonucunda ele geçirilen sikke ve yazıtlar ile Korinth başlıkları gibi mimari buluntulardan yapının İmparator Karakalla döneminde (211-217) inşa edildiği ve Bizanslılar döneminde de onarılarak kullanılmış olduğu anlaşılmaktadır. Son yıllarda kısmen restore edilmiş olan Roma Hamamı’nın palaestrasında bugün Roma devri Ankara’sından toplanmış olan yazıtları kapsayan zengin bir koleksiyon sergilenmektedir.

Augustus Tapınağı : Eski çağlardan günümüze kalmış yapıların en önemlilerinden birisi olan Augustus Tapınağı Ulus’ta Hacı Bayram Camii’nin bitişiğindedir. Augustus Tapınağı, Roma İmparatoru Augustus adına bir bağlılık nişanesi olmak üzere yaptırılmıştır. Tapınağın duvarlarında, İmparator Augustus tarafından, ölümünden önce vesta rahibelerine teslim edilen dört belgeden, yaşamı boyunca yaptığı işleri anlatan sonuncu belge “Index rerum gestarum” adlı belge Yunanca ve Latince yazılmış olarak yer almaktadır. Tapınak kısa yanlarında 8, uzun yanlarında ise 15 sütunu kapsayan Korinth düzenindeki bir peristasis ile çevrilmiştir. Bu sütunlarla birlikte tapınağın kapısı önünde 4, arkada 2 adet sütun yerleri bulunmaktadır. Yalnız iki yan duvarı ile kenarları işlemeli olan kapı kısmı eski hali ile ayakta durmaktadır. Kapının yüksekliği 8.4 m., genişliği 3.34 m’dir. Bu büyük ve görkemli kapıdan kutsal yapının iç bölümüne ve pronaos denilen üstü kapalı bir geçide gelinir. Augustus’un yaşamını anlatan Latince metin pronaosun iki duvarının iç yüzlerinde yer almaktadır. Yunanca yazıt ise cellanın güneybatıdaki duvarının dış yüzünde bulunmaktadır. Tapınağın öteki ucunda ise anteler arasında Korinth düzeninde iki sütunu bulunan opisthodomos yer alır. Tapınak, 5. yüzyılda Bizans döneminde çeşitli eklemeler yapılarak, pencereler açılarak kilise haline getirilmiştir. Güneydoğu duvarında görülen üç pencere bu dönemden kalmadır. 15. yüzyılın başlarında tapınağın kuzeybatı köşesine bitişik bir şekilde Hacı Bayram Camii inşa edilmiştir.

Julien Sütunu : Ulus’ta, Defterdarlık ve Valilik binası arasındaki küçük meydanda bulunmaktadır. Kare bir kaide üzerinde üst üste kurulmuş daireler şeklindeki tuğlalardan yapılmış olan 15 m. yükseklikteki sütun, Bizans dönemi Korinth başlığı ile sona ermektedir. Sütunun 362 yılında İmparator Julien’in Ankara’yı ziyareti anısına dikilmiş olduğu düşünülmektedir.

Gâvurkale : Ankara’nın 60 km güneybatısında Haymana yakınında bulunan bir kaya kabartmasıdır. Kabartmada üç tanrı figürü tasvir edilmektedir. Kayalık bir bölgede olan Gâvurkale, Hitit döneminde yüksek ve düz bir alan elde etmek için düzenlenmiştir. Vadiye bakan kayanın yüzüne çok silik olarak görülebilen, oturan bir tanrıça ve karşısında ayakta duran iki tanrı figürü kazınmıştır. Yüzeyin 2 m aşağısında mezar odası kalıntıları mevcuttur.
 
Külhöyük : Haymana ilçesi Oyaca Kasabası yakınındadır. Orta büyüklükte höyüklerden olan Külhöyük`te, Anadolu Medeniyetleri Müzesi Müdürlüğü’nün başkanlığında kazı çalışmaları yapılmaktadır. Höyüğün, yaklaşık 8 km batısında bulunan Hitit kült merkezi Gâvurkale`ye olan yakınlığı buranın önemli bir Hitit yerleşim merkezi olabileceğine işaret etmektedir. Hititlerde önemli bir mimari gelenek olan monümental potern mimarisi, aynı tarzda yapılmış bir gizli sarnıç ve Eski Tunç Çağı’nın başına tarihlenebilecek buluntular elde edilmiştir.

  3-Kütüphaneler

  Ankara İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü’ne bağlı olarak il sınırları içersinde biri çocuk kütüphanesi olmak üzere toplam 40 kütüphane bulunmaktadır. 2006 yılı sonu itibariyle toplam 792.485 eserin yer aIdığı kütüphanelerimizin 40’ı faal  durumdadır.

Yenimahalle İlçe  Halk Kütüphanesi Müdürlüğü’ne bağlı olarak bir adet Gezici Kütüphane bulunmakta olup 17 semte hizmet vermektedir.


  4-Tiyatrolar

  İlimizde 7’si özel, 7’si devlet olmak üzere 14 tiyatroda 2006 yılında toplam 1.225 eser sahnelenmiştir.

 
 

 


İhaleler
Görmek için tıklayınız.
 


 
Karayolu Yolcu Taşımacılığı Yönergesi

 10.04.2008
Orman Yangınlarının Önlenmesi

 26.12.2007
İl Umumi Hıfzıssıha Kurul Kararı



 
Varlık Mahallesi Tanzimat Caddesi N0:58 Yenimahalle/ANKARA
Tel : +90 312 306 66 66      Faks : +90 312 306 66 70


sayfa başı
Bu site içerisinde yer alan metin ve görseller T.C. Ankara Valiliği tarafından sağlanmaktadır. Sitede yer alan veriler bilgi amaçlı olup resmi nitelik
taşımamaktadır. Her hakkı saklıdır. 2006-2008 ©
Tasarım ve uygulama : SR MEDYA