Deniz Fenerleri
Deniz Fenerleri PDF Yazdır e-Posta
Yazan: Ahmet Gökhan YAĞCI   

 

 

 

 

Tarihteki ilk deniz fenerleri, gemilere yol göstermek için ve rahat görünmeleri için tepelerde, yamaçlarda yapılmıştır. İlk deniz feneri antik şehir olan Alexandria da miladdan önce 285 yılında kuruldu. Amerika kıtasında ise ilk deniz feneri Boston Limanı'nda 1716 yılında faaliyete geçti.

Deniz fenerleri genelde tepeler, denizdeki sığılıklar gibi güzel yerlere kurulur ve kuruldukları yerlere uyum sağlayarak çok güzel manzaralar oluştururlar. Genelde yüksek yerlere kurulmalarının sebebi, en uzak mesafeden bile rahatça görülmelerini sağlamaktır.Dünyamızın yuvarlaklığı yüzünden alçak yerler yavaşça gözden ilk kaybolan yerler oldukları için yüksek yerlerin avantajı büyüktür. Deniz fenerleri çok farklı şekillerde, boyutlarda, renklerde olabilirler. Sisli havalarda fenerler sesli uyarı vererek yerlerini belli ederler.

Her ne kadar yön bulmak için gps gibi teknolojik gelişmeler ilerlese de deniz fenerleri her zaman varlığını sürdürecektir ve bulunduğu ülkenin kültürel mirasını temsil edeceklerdir.

Ahırkapı Feneri

Ahırkapı Feneri, İstanbul Ahırkapı semtinde Marmara Denizi ve İstanbul Boğazı'na hizmet veren fenerdir.

Osmanlı döneminde yapılan ilk fener restorasyon kapsamındadır. Fenerin yapılış öyküsü bir deniz kazasına dayanıyor. 1775 yılında Mısır'a gitmekte olan Hacı Kaptan emrindeki bir kalyon Kumkapı'da karaya oturur. Kazayı öğrenen padişah, denizcilerin kurtarılmasında hazır bulunur. Bir denizci "Eğer burada ve bu surlar üzerinde bir fener yapılırsa, uzağa giden, uzaktan gelen gemiler yollarını bulur" deyince Padişah, Kaptan-ı Derya Süleyman Paşa'ya emir vererek Ahırkapı Feneri'nin yapılmasını buyurur.

Türkiye'nin en yüksek ikinci feneri olan ve 1755 yılında III. Osman tarafından yaptırılan fener beyaz bir kule şeklinde, İstanbul'u çeviren surlardan birisinin üzerine oturtulmuş. Denizden yüksekliği ise 40 metredir.

Ahırkapı Feneri, kurmal fener olarak tanımlanıyor.

Anadolu Feneri

Anadolu Feneri, İstanbul'un Asya yakasında İstanbul Boğazı'nın Karadeniz'le birleştiği kuzey ucunda Yon (Hrom) Burnu üzerinde bulunan deniz feneridir. Karşısındaki Rumeli Feneri'nden 2 deniz mili uzaktadır. Fenerin bulunduğu köy de aynı isimle (Anadolufeneri) adlandırılır.

Anadolu Feneri, sabit silindir kristalinin içindeki 1000 watlık ampul, kristalin çevresinde elektrik motoruyla dönen bir paravan sayesinde yanıp sönüyor, elektrik kesintilerinde bütangaz ile desteklenir. İlk günkü gibi korunan fener, açık havalarda 16 deniz mili açıklığı görebiliyo, İstanbul'un Karadeniz'e açılan kapılarından birinde Karadeniz'den gelip Boğaz'a girecek gemilere rehberlik eder.

Bulunduğu köye de adını veren fener ilk olarak 1834 yılında kurulmuş. Kırım savaşı sırasında Fransız ve İngiliz gemilerinin boğazın ve karadeniz'in girişlerini görebilmeleri için yapılmasına karar verilen fener 15 Mayıs 1856'de Fransızlar tarafından karşı sahildeki fenerle beraber kule kısmı yapılarak işletilmeye başlanmış. 1933'de Fransızlara verilen 100 senelik işletme imtiyazı iptal edilmiş ve tamamen Türklere geçmiş.

Beyaz taştan yapılmış fenerin boyu 20 metredir. Yanlızca Beykoz'a dönük yüzünün dar kısmı karanlıkta kalır. Anadolu feneri orijinal halini koruyan nadir fenerlerden biri. Bir tek fenerin kristalini döndüren motor ve ampul sonradan eklenmiş. Denizden 75 m yükseklikteki fener, saniyede bir beyaz ışık veriyor, 18 saniye bekliyor.

Başa Dön

Fenerbahçe Feneri

Fenerbahçe Feneri, İstanbul'un Asya yakasında Fenerbahçe burnunda bulunan deniz feneridir.

Bir rota feneri olan Fenerbahçe Feneri, 400 yıllık bir geçmişe sahiptir. Yüksekliği 20 metre. Fenerin sis düdük binası fe­nerin yanına 1932 yılında kurulmuş. Mercek yapısı sabit kristal olan fener, ışığın 15 deniz mili uzaktan görülmesini sağlıyor. Fenerbahçe Feneri, idamlar dahil pek çok olaya sahne olmuş, ingiliz işgali siırasında İngiliz askerleri kuleye çıkmak istemişler. Fenerci Mediha Hanım ve annesi, içkili askerleri elinde sopayla kovalamış. Cumhuriyetin 10'uncu yıl kutlamalarında ışıklandırılıp süslenmiş. II. Dünya Savaşı yıllarında fenerin kristali siyah perde ile kapatılarak karartılmıştır.Başa Dön

Rumeli Feneri

Rumeli Feneri, İstanbul'un Avrupa yakasında İstanbul Boğazı'nın Karadeniz'le birleştiği kuzey ucunda yer alan deniz feneridir. Karşısındaki Anadolu Feneri'nden 2 deniz mili uzaktadır. Bu iki feneri birleştiren çizgi İstanbul Limanı'nın kuzey sınırını oluşturmaktadır Fenerin bulunduğu köy de aynı isimle (Rumelifeneri) adlandırılır.

Kırım savaşı sırasında Fransız ve İngiliz gemilerinin boğazın ve karadeniz'in girişlerini görebilmeleri için yapılmasına karar verilen fener 15 Mayıs 1856'de Fransızlar tarafından karşı sahildeki fenerle beraber kule kısmı yapılarak işletilmeye başlanmış. 1933'de Fransızlara verilen 100 senelik işletme imtiyazı iptal edilmiş ve tamamen Türklere geçmiştir.

Deniz yüzeyinden 58 metre yüksekte olan kule 30 metre boyundadır. Fener kulesi üç kademede inşa edilmiş olup lambası ilkin gazyağı ardından asetilen ile çalışmıştır. Günümüzde elektrik enerjisi ile aydınlanan fenere bütan gazı ile yedeği alınmaktadır. Fener beyaz ışığı ile 18 deniz mili uzaktan görülebilir.
.Başa Dön

Sarpıncık Feneri

İzmir Körfezi'nin girişinde bulunan Sarpıncık Feneri, Karaburun ilçesine bağlı Sarpıncık köyü sınırları içindedir.

Yeşilköy Feneri

Yeşilköy Feneri, İstanbul Yeşilköy semtinde bulunan deniz feneridir. Marmara Denizi'nden seyirle İstanbul Boğazı'na giriş yapan gemiler ilk önce tarihi Yeşilköy Feneri'yle karşılaşır. Böylece gemiler Boğaz giriş rotalarını tespit etmiş olurlar.

1856 yılında Fransızlar tarafından taş kule olarak inşa edilen bu fener, ilk önce Ayastafonos olarak adlandırılmış. Yeşilköy Burnu'nda bulunan fenerin ismi daha sonra bulunduğu semte uygun olarak değiştirilip, Yeşilköy Feneri adını almış. 23 metre yüksekliğindeki taşkulenin yanısıra bir de lojmanı olan Yeşilköy Feneri, 1945 - 1988 yılları arasında 3 kez restore edilmiştir.
.Başa Dön

İskenderiye Feneri

İskenderiye Feneri veya Faros Feneri, M.Ö. 3. yüzyılda Mısır'da İskenderiye Limanı'nın karşısındaki Faros Adası üzerine yapılmıştır.

Büyük İskender’in ölümünden sonra güçlenen kumandan Ptolemy Soter, İskenderiye’yi kendine başkent yaparak bağımsızlığını ilan etti. Sostratus tarafından İskenderiye Kütüphanesi’nde, açıktaki Faros adasına yapılmak üzere bir fener kulesi tasarlandı.

Beyaz mermerden yapılan Fener, 120-130 metre boyundaydı. Fener’in aynası, geceleri yaklaşık 50 km. mesafeden görülebilen bir ışık saçıyordu.

Dünyanın yedi harikasından biri olan İskenderiye Feneri, içlerinde günlük yaşam içinde kullanılmış olan tek eserdir. Ayrıca yedi harika içinde ve gelmiş geçmiş tüm deniz fenerlerinin içinde en yüksek olanı bu fenerdi.

Depremlerle yıkılarak kullanılmaz hale gelen fenerin kalıntıları, Memlüklüler tarafından şehri korumak için yapılan Kayıtbay Kalesi'nin yapımında kullanıldı ve 15. yüzyıla gelindiğinde fenerden hiçbir iz kalmamıştı.
. Başa Dön

Şile Feneri

Şile Feneri, İstanbul'un Şile ilçesinde bulunan ve İstanbul Boğazı ile Karadeniz'e hizmet veren deniz feneridir.

Türkiye'nin en büyük, dünyanın da ikinci büyük feneri Karadeniz'deki kıyı emniyetini sağlayan iki fenerden biri olan Şile Feneri, diğer büyük fenerler gibi, Osmanlı İmparatorluğu zamanında verilen imtiyazlar sonucunda Fransız Fenerler idaresi'nce 1859 yılında yaptırılmış. Fener deniz seviyesinden 60 metre yükseklikteki kayalıklar üzerinde 110 cm. kalınlığında kule şeklinde inşa edilmiş. 20 deniz mili görüş mesafesine sahip olan, kurmal sistemli fener, ilk dönemlerde 3 fitilli gaz lambası ile çalışırken, 968 yılında elektrikle çalışmaya başlamıştır.

Bugün müzeye çevrilen Şile Feneri'nin 150 yıllık bir geçmişi vardır.
.Başa Dön

Bu İçerik 856 Defa Okunmuştur
 

Yazarlar

Ahmet Gökhan YAĞCI
Ahmet Gökhan YAĞCI
Sait Aktaş
Sait Aktaş

Ziyaretçi Sayısı

031391
BugünBugün146
DünDün248
Bu HaftaBu Hafta640
Bu AyBu Ay5287
Şuanda 8 konuk çevrimiçi

Pardus... Özgürlük İçin...   Özgürlük için Pardus...