18 Temmuz 2005 Pazartesi       




 




Kur'an'ın mucizeleri

   
 
KUR'AN 14 ası önce söylemişti

Tarih boyunca Kur'an-ı Kerim'in gizli yönleriyle ilgili birçok araştırma yapıldı. Bu süreç içerisinde bazı uzmanlar da sayıların Kuran'da çok önemli bir yere sahip olduğunu öne sürdüler. Çünkü Kuran'ın matematiksel bir sisteme sahip olduğu her haliyle kendisini belli ediyordu. Örneğin 'Melek' kelimesi tüm Kur'an'da 88 adet geçerken 'Şeytan' kelimesi de eşit sayıda, yani yine

88 adet geçmektedir. Diğer bir örnek ise Cennet-Cehennem kelimelerinin tekrarlanış sayılarıdır. 'Cennet' ve 'Cehennem' kelimelerinin geçtiği yerleri incelerseniz Kur'an-ı Kerim'de toplam 77'şer defa yani eşit sayıda geçtiğine şahit olabilirsiniz

Bilim dünyasının yakın tarihinde ve içinde bulunduğumuz yüzyıl içerisinde henüz yeni gözlemleyebildiği bilimsel verilere yüzyıllar önce Kur'an işaret ediyordu. Mesela teleskopun ve uyduların icadından sonra ayrıntılı biçimde inceleme imkanına sahip olduğumuz Güneş Sistemi hakkında inanılmaz işaretlere rastlıyoruz Kur'an'da. Örneğin 'Kızıl Gezegen' olarak adlandırdığımız Mars ve Venüs gezegenlerinin isimlerine ve astronomik döngülerine çok açık bir biçimde işaret edilmektedir.

Sıralama bakımından Dünya'ya en yakın olan bu iki gezegenin kendi çevrelerindeki dönüş süreleri astronomlar tarafından Kur'an'dan yüzyıllar sonra keşfedildi. Mars ve Venüs isimlerinin Kur'an'da gizli bir şekilde yer alması da mucize niteliğindedir. Çünkü Mars ve Venüs isimleri bugün modern astronomide kullanılan genel isimlerdir. Halbuki Arapça'da Merih ve Zuhra olarak geçmekteydi. Yani bugün NASA, ESA gibi astronomiye yön veren uzay ajanslarının Mars-Venüs isimlerini kullanacağını yüzyıllar önce tahmin etmek mümkün değildi. Ek olarak Kur'an'ın indirildiği dönemde de farklı toplumlar bu gezegenler için farklı isimler kullanmaktaydı.

Venüs'ü oluşturan harfler

Venüs kelimesini oluşturan harfler Kur'an'da ilk olarak Enfal suresinin 72'nci ayetinde yan yana gelmektedir. Bir sonraki Venüs harfleri ise Hud suresinin 3'üncü ayetinde yan yana gelmektedir. (Arapça'da Vav-Elif-Nun-Elif-Sin) Bu iki yerin arasında toplam 243 ayet geçmektedir. Aynen burada olduğu gibi Uzay'da Venüs'ün kendi çevresindeki dolanım süresi de tam 243 gün sürer. Yani 243 gün bitince dönüşünü tekrarlar. Kur'an da 243 ayet geçince Venüs kelimesini oluşturan harfler tekrarlanıyor.

Aynı bulgu Mars için de geçerli. Mars kelimesini oluşturan harfler Kuran'da ilk olarak Müminun suresinin 44'üncü ayetinde yan yana gelmektedir. Bir sonraki Mars harfleri ise yine Müminun suresinin 45'inci ayetinde yan yana gelmektedir. (Arapça'da Mim-Elif-Ra-Sin) Yani hemen 1 ayet sonra tekrar geçmektedir. Aynı şekilde Mars'ın kendi çevresindeki dolanım süresi de sadece 1 gün sürer. Mars 1 günden sonra dönüşünü tekrarlar aynen Kur'an'da 1 ayet sonra tekrarlandığı gibi...

Burada bahsi geçen dönüş süreleri gezegenlerin kendi çevrelerindeki dönüş süreleridir yani Güneş yörüngesindeki döngüleri değil. O nedenle bu dönüş süreçleri ancak teleskoplarla izlenebilmektedir.

Ayrıca bu gezegen isimlerinin ortaya çıkmasını rastlantı olarak nitelendirip geçmemiz de haksızlık olur çünkü bunlardan önce yer alan binlerce ayette bu harfler yan yana gelmiyor. Dünya'ya komşu olan iki gezegen Venüs ve Mars dışında diğer gezegenler hakkında da Kuran'da mucizevi bilgiler olduğunu ve bunların zamanla ortaya çıkacağını düşünüyoruz.

Şİ'RA YILDIZI'nın döngüsü

Geceleri gökyüzünde en parlak yıldız olan Sirius yıldızı, Kur'an'da Necm (Yıldız) suresinin 49'uncu ayetinde geçmektedir. 'Doğrusu Şi'ra (Sirius) yıldızının Rabbi O'dur.' (Necm suresi, 49) Arapça karşılığı Şi'ra olan Sirius yıldızının sadece 49'uncu ayette geçmesi, gerçekten ilgi çekici bir durumdur. Çünkü bilim adamları Sirius yıldızının hareketlerindeki düzensizliklerden yola çıkarak onun bir çift yıldız olduğunu keşfetti ve gözle görülemeyen diğer yıldıza Sirius B ismini verdi. Teleskopsuz görülemeyen Sirius B yıldızının, Sirius A etrafındaki dolanım süresinin de 49 yıl olduğunu tespit etti.

Sirius yıldızının sadece 49'uncu ayette yer alması, bu yıldızların dolanım süresinin 49 yıl olduğuna işaret ediyor. Üstelik Sirius B yıldızı, teleskopsuz görülemediği halde...

Denizlerin ve karaların oranı

Kur'an-ı Kerim'de geçen 'Deniz' ve 'Kara' kelimelerinin sayıca birbirlerine oranı, bugün modern bilimdeki oranla birebir aynıdır. Halbuki o yıllarda henüz kıtalar keşfedilmemişti ve kara-deniz oranının bilimsel olarak tespit edilmesi mümkün değildi. Örneğin Amerika gibi büyük bir kara parçasının varlığı ancak 15'inci yüzyılda keşfedilmiştir.

Kur'an'da toplam 13 defa 'Kara (berr, yabas)' ifadesi geçmektedir. 'Deniz' (bahr) kelimesi ise 32 defa geçmektedir. Yani deniz oranı 32/45, kara oranı ise 13/45 olarak verilmektedir. Yüzdelere çevirdiğimizde deniz oranı yüzde 71, kara oranı ise yüzde 29'a denk gelmektedir. Modern bilimin bulgularına göre de denizler Dünya'nın yüzde 71'ini, karalar ise yüzde 29'unu kaplamaktadır.

Özet olarak Kur'an-ı Kerim, Dünya'nın yüzde 71'ini denizlerin, yüzde 29'unu ise karaların kapladığını asırlar öncesinden haber vermektedir. Günümüzdeki bilim adamları ise bu tür ince hesaplamaları uydu fotoğrafları ve bilgisayarlar ile yapabilmektedir.

Evrenin yapıtaşları atomlar

Uzaydaki dev yıldızlardan küçük bir serçenin kanatlarına kadar evrendeki tüm maddesel yapılar farklı elementlerin farklı oranlarda birleşmesiyle meydana gelmiştir. Mesela kızgın güneşi oluşturan aynı hidrojen atomları içtiğimiz serin suyun yapısında da yer alır. Masanızın veya bilgisayarınızın yapısında bulunan elementlerin atomları toprakta veya vücudunuzda da bulunmaktadır. Bilim

adamları Uranyum'a kadar 92 adet doğal element tespit etmiştir. Yakın dönem içerisinde bazı deneyler yapılarak numarası 92'den büyük olan yapay elementler elde edilmiştir fakat bu elementlere pek rastlanılmaz.

Kur'an-ı Kerim'de yer alan element isimli Hadid (Demir) suresinde, diğer elementlere de atom numaralarıyla ve ağırlıklarıyla birlikte işaret ediliyor. Yani ismini demir elementinden alan Hadid suresi yaklaşık bin 400 yıl öncesinden evrendeki maddeleri oluşturan atomlarla ilgili bilgiler sunmuştur. Halbuki o dönemde elementler ve atom numaraları henüz keşfedilmemişti... Fakat şunu da belirtmeliyiz ki kutsal kitabımız Kur'an-ı Kerim asla bir fizik veya kimya kitabı değildir.

Bu suredeki Arapça harfler öyle bir biçimde dizilmişlerdir ki bir yandan kutsal kelimeler oluşurken bir yandan da atomlarla ilgili bilgilere işaret edilmektedir. Vereceğimiz örneklerde Arap alfabesindeki harflerin çevirisi de yapılmıştır. Mesela Arapça'daki 'Ra' harfi Batı alfabelerindeki 'R' harfine veya 'Mim' harfi 'M' harfine denktir.

Elementlerin yani atomların simgeleri ve numaraları tüm dünyada aynıdır ve standarttır. Kur'an'daki bu surede atom simgelerine ve numaralarına işaret edildiğine dair hemen birkaç örnek sunalım:

  • Indiyum (In): Element isimli surede (Hadid: Demir) 'I' ve 'N' harfleri ilk defa burada yan yana geliyor. Surenin başlangıcından buraya kadar 114 kelime geçmektedir. Aynı şekilde 'In' elementinin atom ağırlığı da 114'tür.

  • Stronsiyum (Sr): Element isimli surede (Hadid: Demir) 'S' ve 'R' harfleri ilk defa burada yan yana geliyor. Surenin başından itibaren buraya kadar 87 kelime bulunmaktadır. 'Sr' elementinin atom ağırlığı da 87'dir. Ayrıca Sr harflerinin ters dizilimi olan Rs isminde herhangi bir element yoktur.

  • Aktinyum (Ac): Yine aynı surede (Hadid: Demir) 'A' ve 'C' harfleri ilk defa burada yan yana geliyor. Surenin başından bu harflere kadar 89 kelime geçmektedir. 'Ac' elementinin atom numarası da 89'dur.

  • Toryum (Th): İncelediğimiz bu surede 'T' ve 'H' harfleri ilk defa burada yan yana geliyor. Surenin başından buraya kadar 90 kelime geçmektedir. 'Th' elementinin atom numarası da 90'dır.

  • Lutesyum (Lu): Yine bu surede 'L' ve 'U' harfleri ilk defa burada yan yana geliyor. Surenin başlangıcından buraya kadar 71 kelime geçmektedir. Aynı biçimde 'Lu' elementinin atom numarası da 71'dir.

    Güneş'in hidroje ve helyumdan oluşu

    Atom isimlerinin Kur'an'da yer aldığını gösteren önemli kanıtlardan birisine de Şems suresinde rastlıyoruz. Bildiğiniz gibi Güneş ağırlıklı olarak Hidrojen (H) ve Helyum (He) atomlarından oluşmaktadır. Güneş'in yüzde 90'dan fazlası H ve He simgeli atomlardan oluşur ve yaydığı ısı ile ışık da bu elementlerin termonükleer reaksiyonları sonucunda açığa çıkar...

    Kısacası Güneş denildiğinde aklımıza ilk olarak H-HE atomları gelir. Ve çok ilginçtir ki Kur'an'daki Şems (Güneş) suresindeki onbeş ayetin hepsi istisnasız olarak H-E harfleriyle bitmektedir.

    Özet olarak Güneş (Şems) suresindeki tüm ayetler Hidrojen (H) ve Helyum'un (HE) simgesiyle bitmektedir ve dolayısıyla Kur'an Güneş'in Hidrojen ve Helyum'dan oluştuğuna 14 asır öncesinden işaret etmektedir. Mesela Helyum 19'uncu yüzyılda keşfedilmiştir yani Kur'an'dan asırlar sonra...

    Bunu bir rastlantı olarak değerlendiremeyiz çünkü Kur'an'da Güneş (Şems) suresinden başka hiçbir sure baştan sona H-HE harfleriyle bitmiyor. Aslında Güneş suresinin numarası yani 91 rakamı da dikkat çekicidir fakat buna değinmedik. Güneşte yer alan H elementi doğada geri kalan diğer 91 elementi de oluşturur. Laboratuvarlarda atom numaraları arttırılabilmektedir fakat doğada Hidrojen'den sonra Uranyum'a kadar 91 element vardır ve bunlar yine Hidrojen çekirdeklerinin birleşmesiyle meydana gelir. İlginçtir ki Hidrojen'e dikkat çeken Şems (Güneş) suresi de tam 91'inci suredir.

    YARIN: AY'A GİDİŞ VE YAKLAŞAN SAAT

    Ömer Çelakıl


     
  •  




     
     

     

    Bu site AKŞAM INTERNET SERVİSİ tarafından hazırlanmıştır.
    | Web Editörü | Her Hakkı Saklıdır. ® Site içeriği izinsiz kopyalanamaz.
    Bu site en iyi 1024x768 çözünürlüğünde IE5.0 ve üzeri tarayıcılarda görüntülenebilir