25 Eylül 2011 Pazar

Gözünü açtığın anda arka fonda sadece senin duyduğun bir şarkıyla uyanırsın ya hani

Benim de bu sabah uyandığımda aklımda, arka fonda aşağıda eklediğim şarkı çalıyordu.
Ne alaka diye düşünmüyorum artık böyle bir durumda, çünkü biliyorum bir alakası yok, alıştım. Bir dizide çalıyordu bu diye düşündüm ama düşün düşün dizi bir türlü aklıma gelmedi. Feriha mıydı, yok, belki öyle bir geçer zaman ki de çalmış olabilir. Ama o dizide genelde eski şarkılar çalıyor. Bu çalarken bir de ağlama sesleri vardı biri ağlıyordu. Fatmagül'de miydi yoksa diyorum ama onu da 1 bölüm izlemiştim sadece, sanmıyorum. Neyse ki sonradan internetten bakınca hatırladım diziyi de sahneyi de. Kardeşim sayesinde benim de yaz'ımın bir bölümü doktorları izlemekle geçmişti. İlk sezon güzeldi ama ikinci sezona baktım biraz hiç ilkinden eser yok sıkıcı olmuş.

Buraya ekleyeyim de dilimden aklımdan düşer belki :P :D

Günümün arkafonu oldu sabahtan beri beynimde çalıyor yaaa...


24 Eylül 2011 Cumartesi

R.E.M. dağıldı...

Efsane müzik grubu R.E.M, 31 yıllık müzik kariyerini noktaladı.


Grup üyeleri Michael Stipe, Peter Buck ve Mike Millis, R.E.M’in dağıldığını resmi sitelerindeki “Görevimizi tamamladık” notuyla duyurdu, bunca zaman kendilerini yalnız bırakmayan hayranlarına da teşekkür etti.

Üzülmedim değil, şarkılarını seviyordum bu grubun. Hatta sadece en sevdiklerimden oluşturduğum özel müzik listemde hep vardılar, ama artık yeni şarkıları olmayacak...





22 Eylül 2011 Perşembe

Köprüdeki Kız / La Fille Sur Le Pont [1999]

Gece, Paris'te bir köprü. Bir kız Seine River üzerine doğru köprüye yaslanmış gözyaşları içerisinde üzgün beklemekte. Bir kişi dışında kimsenin umurunda değil onun bu hali, şovuna hedef arayan bir bıçak atıcısı, Gabor...

Kız ise talih kendisine hiç gülmeyen ve gidecek başka bir yeri olmayan Adele. Böylece Adele Gabor'un peşinde gider. Gabor'un kumar oynayarak para kazanmayı planladığı kuzeye doğru giderler.

Gabor Türkiye'de olduğu sırada Adele aşık olur ve sevdiğiyle Yunanistan'a gider..

Paris'te bir köprüde başlayan ve Türkiye'de, Galata Köprüsü'nde sona eren siyah beyaz bir Fransız filmi.

Ben az önce izledim ve çok beğendim.

İzlemenizi tavsiye ederim.

Yapım: 1999 ~ Fransa
Yönetmen: Patrice Leconte
Senaryo: Serge Frydman
Yapımcı: Hervé Truffaut, Christian Fechner
Görüntü Yönetmeni: Jean-Marie Dreujou
Müzik: Marianne Faithfull, Brenda Lee


Geleceğimi büyük bir tren istasyonundaki banklı ve damalı bir bekleme salonu gibi görüyorum.


Dışarıdaki kalabalık beni görmeden koşturuyor.
Hepsi bir acele içinde, trene veya taksilere biniyorlar.
Gidecek bir yerleri,görecek birileri var.
Ve ben orada oturuyorum, bekliyorum.

-Neyi bekliyorsun Adele?
Bana bir şeyler olmasını..


***




Belki ikimizde hayal gördük ve bu o kadar da kötü değildi.


Gitmeye hazır mısın?
-Nereye?
Herhangi bir yere.
Nereye gidersek gidelim bana fırlatacak bir kaç bıçak bulursun.
Başka seçeneğimiz yok nasıl olsa.
Ben atlamazsam sen atlarsın.


Böyle devam edemeyiz.
-Ne gibi?


Birlikte olamamak...

Kitap hediyem geldi :))

Sevgili Âwdil bana hediye olarak bir kitap göndereceğini söylemişti ama bir türlü nasip olmamıştı, ya o farklı yerlerdeydi ya da ben. Sonunda beklediğim kitaba kavuştum.
Az önce tam da "gelmeyecek galiba" derken kapı çaldı. Ptt ile aram pek iyi değil, mektuplarımı ve tebrik kartlarımı getirmiyor bir türlü :((
Bu sefer de öyle olacak diye çok korktum ama neyse ki olmadı ^__^


Kitabın adı "Nietzsche ağladığında". Okuduktan sonra düşüncelerimi de ayrı bir başlıkta yazarım inşallah. 
Teşekkür ederim Âwdil ;)