Anasayfa Kurumsal Ana Bilim Dalları Hasta ve Ziyaretçi Kılavuzu Fotoğraf Galerisi Site Haritası İletişim
Tarihçe

Vakıf Kurucumuz

Misyonumuz

Vizyonumuz

Değerlerimiz

 

Bezmiâlem Valide Sultan Anasayfa > Kurumsal > Bezmiâlem Valide Sultan  

BEZMİÂLEM VALİDE SULTAN’IN HAYATI, ESERLERİ VE VAKIF GUREBA HASTANESİ

BEZMİÂLEM VALİDE SULTAN
Sultan II. Mahmud’un “ikinci kadın”ı ve Sultan Abdülmecid’in annesidir. Hayatıyla ilgili bilgiler çok azdır. Doğum yeri ve tarihi tam olarak bilinmemektedir. Küçük yaşta esirciler tarafından saraya câriye olarak getirilen bir Gürcü kızı olduğu bilinmektedir. Sarayda terbiye edilip yetiştirildikten sonra Sultan II. Mahmud’la evlendi. Daha sonra Osmanlı tahtına geçecek olan Şehzâde Abdülmecid’i dünyaya getirdi. Böylece “ikinci kadın”lığa yükseltildi (Nisan 1823).
Sultan Mahmud’un ölümünden sonra on altı yaşında bulunan oğlu Abdülmecid tahta çıkınca, Bezmiâlem de “Valide Sultan” unvanını aldı (Haziran 1839)
Sultan Abdülmecid’in çocuk yaşta bulunmasından ötürü devlet işlerindeki tecrübesizliği, Bezmiâlem Valide Sultan’ın devlet ve hükümet işlerinde önemli görevler üstlenmesine sebep oldu. Bunda da başarılı oldu. Sultan Abdülmecid’in ülke içi seyahatlerinde saray ve devlet işleriyle ilgilenmeye, devlet ileri gelenlerine emirler vermeye ve ziyafetler düzenlemeye başladı. Ancak yakalandığı hastalık neticesinde 3 Mayıs 1853’te Beşiktaş Sarayı’nda vefat etti. Mezarı İstanbul’da Çemberlitaş’ta Sultan II. Mahmud Türbesi’ndedir.
Bezmiâlem Valide Sultan, son derece cömert, eli açık, şefkat ve merhametli birisiydi. O, bu özelliğiyle oğlu Sultan Abdülmecid’in israf ve gösteriş tutkusuna karşı bir dereceye kadar engel olmuştu. Devlet işlerine zaman zaman müdahil olmasına rağmen, mevkiini hiçbir zaman olumsuz bir tarzda kullanmamıştır. Yaşadığı sürece pek çok hayır eserler meydana getirmiştir. Özellikle mahalle mahalle dolaşarak fakir, muhtaç ve kimsesizlere yardım eli uzatarak yetim ve kimsesiz kızları evlendirmesi, borcunu ödeyemeyenlere ve tutuklu bulunanlara maddî yardımlarda bulunması onun ne kadar şefkat ve merhamet sahibi bir insan olduğunun delilleridir.

Bezmiâlem Valide Sultan ülkenin birçok yerinde tesis ettiği vakıf hayır eserlerinin devamlılıklarını sağlamak ve hizmetlerinin güzel bir şekilde görülmesini temin etmek üzere yeni kurduğu vakıflar aracılığıyla sürekli gelirler bağlamıştır. Ayrıca harap olan veya tamamen ortadan kalkan pek çok hayır eserlerini de onarıp yeniden ihya ettirmiştir. Hayır eserlerinden en önemlileri şunlardır:

A) Hastaneler
1-Gurebâ-yı Müslimîn Hastanesi
İstanbul’da Şehremini semtinde Yenibahçe’de inşa edilmiştir. Zamanına göre modern bir tarzda yapılmıştır. Hastanenin yapılış sebebi, 1843 yılında İstanbul’da ortaya çıkan çiçek ve kolera salgınıdır. İstanbul’da mevcut sağlık kuruluşlarından Üsküdar Toptaşı’nda Nurbanu Sultan Bimarhanesi, Haseki Bimarhanesi, Süleymaniye Darüşşifası ve Fatih Darüşşifası’nın tamamen dolmasıyla birlikte yeni bir hastaneye ihtiyaç hissedilmiştir. Hastane, bu tarihten iki sene sonra, yani 4 Nisan 1845’te tamamlanarak Sultan Abdülmecid ve devlet ileri gelenlerinin de katılımıyla açılışı yapılmıştır. Daha önceki yıllara kadar darüşşifa, bimarhane, şifahane gibi isimlerle anılan bu tür vakıf sağlık kuruluşları için hastane tabiri ilk kez bu müesseseyle birlikte kullanılmıştır.
Hastanenin resmî adı “Yenibahçe’de kâin Bezmiâlem Gureba-i Müslimîn Hastanesi” iken, halk kısa isimleri tercihle “Bezmiâlem Hastanesi”, “Valide Sultan Hastanesi”, “Gurebâ-i Müslimîn Hastanesi” adlarını kullanmıştır.
Hastanenin giriş kapısının üzerine dönemin önde gelen şairlerinden Ziver Paşa tarafından yazılan kitabesinde şu ifadeler bulunmaktadır:

Şâh-ı devrân Hazret-i Abdülmecid Han’a olur
Bezm-i Âlem nâm sultan mâder-i ulyâ-meâl

Eyleyüp ihyâ bu hastahânenin bünyânını
Mevkiinde eyledi te’sis hayra nezl-i mâl

Tıbb-ı Calinos’dan tedbire hâcet kalmadı
Hastagâna ola âb-ı hayat-efzâ zülâl

Cism-i dünya buldu zâtıyla ilâc-ı afiyet
Hak tabib-i lütfun etdi dââfî-i derd-i melâl

Gelse bîmârdan bulur elbet şifa bu câdde
Havf-ı mürk hastaya vermez havâsı ihtimal

Valide Sultan’la Abdülmecid Hân’ı Hudâ
Haşra dek kılsın mezîd ömrle âsûde hâl

İki tarih oldu bir mısrada Ziver âşikâr
Hastahâne kıldı inşa Valide Sultan su sâl
1261 H.

Hastanenin açılışından iki sene sonra düzenlenen Bezmiâlem Valide Sultan Vakfiyesi’ndeki bir bölüm hastane ile ilgilidir. Bu bölümde, hastanede ücretsiz olarak sadece fakir, muhtaç ve kimsesiz garipler muayene edileceği, hastanenin gelir kaynakları, kadrosu, personele ödenecek maaşlar, tabiplerin sahip olmaları gereken özellikleri ve yatan hastalara verilecek yemekler açıkça belirtilmekte idi. 1847 tarihli bir iç tüzükle de hastanenin idarî işlerine bakmak üzere bir nâzır (idare müdürü) atanmış, ayrıca hekimlerin ve cerrahların atanma ve görevden alınmalarının yanı sıra gerekli ecza, araç ve gerecin alınmasında saray hekimbaşısı yetkili kılınmıştır.


Bezmiâlem Valide Sultan Vakfiyesi’nin 1 ve 2. sayfaları
(Vakıflar Genel Müdürlüğü Arşivi, nr. 11)

Hastanenin ilk kurulduğu zamanki kadrosu:
1 hastane müdürü
1 başhekim
1 ikinci hekim
1 birinci cerrah
1 ikinci cerrah
1 başeczacı
1 ikinci eczacı
1 sülükçü (cerrah yardımcısı)
1 havanzen (eczacı kalfası)
2 kâtip
1 maaş dağıtım memuru
1 vekilharç (alım satım memuru)
4 aşçı
1 yamak
1 başhademe
30 hademe
1 berber
2 kapıcı olmak üzere 54 personelden meydana geliyordu. Zamanla ihtiyaç nispetinde personel sayısı artmıştır. İlk açıldığında 200 yatak kapasiteyle hizmet gören hastanenin ilerleyen tarihlerde ihtiyaçlar sebebiyle hem bina hem de kadro sayısında önemli ilerlemeler kaydedilmiştir.
Hastanenin Osmanlı’nın son yüzyılında düzenlenen bir de yönetmeliği vardı. Bu yönetmelik Cennet-mekân Bezmiâlem Valide Sultan Hazretlerinin Yenibahçe’de Kâin Gurebâ-yı Müslimîn Hastahânesi’ne Mahsus Talimatnâmedir adıyla matbu olarak yayınlanmıştır. Bu yönetmelikte, hastanede görev yapan başhekimden kapıcıya varıncaya kadar bütün personelin vazifelerinin neler olduğu anlatılmakta, ayrıca hastaların ne şekilde hastaneye kabul edileceği, hastalara nasıl davranılacağı, yatan hastalara ne tür muamelede bulunulacağı, hasta ziyaretine kimlerin hangi günlerde gelebileceği gibi hususlara yer veriliyordu.

Cennet-mekân Bezmiâlem Valide Sultan Hazretlerinin Yenibahçe’de Kâin Gurebâ-yı Müslimîn Hastahânesi’ne Mahsus Talimatnâmedir (İstanbul 1329) adlı yönetmeliğin ilk sayfası

O tarihlerde mikrop ve bulaşıcı hastalıklar hakkında açık bilgiler olmamasına rağmen, Bezmiâlem Valide Sultan Hastanesi’nde veba ve bulaşıcı hastalıklar koğuşlarının ayrılmış olması, tıp tarihimiz açısından övünülecek bir husustur.
1910 yılında Evkaf Nâzırı Ürgüplü Hayri Efendi’nin kurduğu bir heyet, bugün İstanbul Tıp Fakültesi’nin bulunduğu eski binaları inşa ettirmiştir. Bu heyette Başhekim İhsan Paşa, ikinci tabip Hacı Kemal, Süleyman Numan, Asaf Derviş, Ziya Nuri, Mustafa Münif Paşalar vardı. Vakıflar İdaresince bu binalar için 110.000 altın harcanmıştır.
Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulmasıyla birlikte hastane idaresi, bütçesi Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından karşılanmak üzere Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığı’na devredilmiştir.
Yoksul ve kimsesizlere hizmet vermek üzere kurulan Bezmiâlem Valide Sultan Hastanesi, darüşşifalardan sonra Müslümanlar için tesis edilen ilk vakıf sağlık kuruluşudur. Ayrıca İstanbul’da binası hastane olarak tasarlanmış ilk sivil hastanedir. Modern hastanelerde bulunmayan bir cami ile bir de çeşmeye sahiptir. Hastane olarak tasarlanan binasıyla modern hastaneleri, darüşşifalı külliyelere benzemesiyle de klasik dönemi andırır. Klasik tıptan modern tıbba geçişte öncü kurumlardandır. Bir başka ifadeyle Batılılaşma döneminin ilk sivil sağlık kurumudur.

2-Mekke’de Gurebâ-yı Müslimîn Hastanesi
Yapımına Bezmiâlem Valide Sultan hayatta iken başlanan bu hastane, vefatından sonra yarıda kalmışsa da vatandaşlarının sağlığına büyük önem veren Sultan II. Abdülhamid tarafından tamamlanmıştır.

B) Okullar
1-Dârülmaarif (Valide Mektebi)
1850’de hizmete girmiştir. İstanbul’da Cağaloğlu’nda II. Mahmud Türbesi’nin yanındadır. Devlet dairelerine memur kadrosu hazırlayan ve Dârülfünun’a talebe yetiştiren bir kurum idi. Söz konusu bina, günümüzde İstanbul Kız Lisesi olarak hayatiyetini devam ettirmektedir.

2-Bezmiâlem Valide Mektebi
Beykoz Çubuklu’da yaptırılmıştır.

3-Bezmiâlem Sıbyân Mektebi
1844’de inşa edilmiştir. İstanbul’da Edirnekapı’da Molla Aşkî Mahallesi’ndedir.

4-Bezmiâlem Sıbyân Mektebi (Yeşil Mektep)
Dârülmaarif Mektebi’nin yayındadır. Onunla birlikte 1850’de açılmıştır. Yeşil Mektep olarak bilinir.

C) Camiler
1-Dolmabahçe Camii
2-Gureba Hastanesi Camii

D) Köprüler
Galata Köprüsü

E) Çeşmeler
1-Beşiktaş-Maçka’da Valide Çeşmesi
2-Silivrikapı’da Uzunyusuf Mahallesi’nde Bezmiâlem Çeşmesi
3-Sultanahmet’te Üçler Çeşmesi
4-Topkapı’da Bezmiâlem Çeşmesi
5-Gurebâ-yı Müslimîn Hastanesi Çeşmesi
6-Beşiktaş Cihannümâ Mahallesi’nde Bezmiâlem Çeşmesi
7-Tarabya’da Bezmiâlem Çeşmesi
8-Alibeyköyü’nde Bezmiâlem Çeşmesi
9-Silivrikapı’da Abdullah Ağa-Bezmiâlem Çeşmesi
10-Kasımpaşa’da Bezmiâlem Çeşmesi
11-Topkapı’da Fatih Sultan Mehmed tarafından yaptırılan Çukur Çeşme: Tamir
12-Galata Kulesi yanındaki Bereketzâde Çeşmesi: Tamir

F) Sebiller
1-Medine’de Bezmiâlem Sebili: Hz. Hamza Türbesi’ne giden yol üzerindedir.
2-Medine’de Bezmiâlem Sebili: Şam Kapısı’nın dış tarafında.
3-Kerbelâ’da Bezmiâlem Sebili

Bunların dışında gerek İstanbul ve gerekse Osmanlı ülkesinin pek çok yerinde Bezmiâlem Valide Sultan tarafından yaptırılan, tamir ve yeniden ihya ettiren hayır eserleri bulunmaktadır. Söz gelimi, Terkos Gölü ve civarı, binlerce dönüm tarla ve araziler, çiftlik ve köyler, dükkân, eve, han ve değirmenler gibi gelirleri yüksek mülkler ile vakıflar bu cümledendir.
Valide Sultan, ayrıca Kâbe ve Hz. Muhammed’in türbesi ile İstanbul’da Eyüp Sultan Vakfı’na da çeşitli hizmetlerde bulunmuştur.
Valide Sultan’ın kullandığı mühründeki cümleler şu şekildedir:

Muhabbetten Muhammed oldu hâsıl
Muhammed’siz muhabbetten ne hâsıl
Zuhurundan Bezmiâlem oldu vâsıl”.

Bezmiâlem Valide Sultan’ın mührü

 


Yenibahçe’de bulunan Gureba Hastanesi’ndeki muhacir hademe kadınların Temmuz-Ağustos 1864 (Rumî: Temmuz 1280) tarihine mahsuben ödenen maaş vs. ihtiyaçlarıyla giriş-çıkışları yapılan hastalara ödenen masrafların özetlerini gösteren defter kaydı
(Başbakanlık Osmanlı Arşivi, EV.d., 19060, Tarih: 8 Safer 1281)

Hazırlayan: Dr. Ahmet Zeki İZGÖER

KAYNAKLAR

Arşivler
Başbakanlık Osmanlı Arşivi, EV.d., 19060, Tarih: 8 Safer 1281
Vakıflar Genel Müdürlüğü Arşivi, nr. 11

Matbu Eserler
Cennet-mekân Bezmiâlem Valide Sultan Hazretlerinin Yenibahçe’de Kâin Gurebâ-yı Müslimîn Hastahânesi’ne Mahsus Talimatnâmedir,İstanbul 1329.

İnceleme ve Araştırmalar
ATASAVEN Asaf, “Bezmiâlem Valide Sultan Gureba Hastahanesinde Son Yıllardaki Gelişmeler”, I. Türk Tıp Tarihi Kongresi –Kongreye Sunulan Bildiriler–, İstanbul 17-19 Şubat 1988, s. 261-265.
ATASEVEN Asaf, Bezmiâlem Valide Sultan Vakıf Gureba Hastahanesi, İstanbul 1987.
BAYRAM Sadi, “Sağlık Hizmetlerimiz ve Vakıf Guraba Hastahanesi”, Vakıflar Dergisi, sayı XIV, Ankara 1982, s. 101-118.
HATEMİ H. HÜSREV, “Türk Medeniyetinde Vakıf Sağlık Kurumları”, Vakıflar –3. Vakıflar Haftası Armağanı–, İstanbul 1985, s. 36-39.
KÂHYA Esin-Ayşegül D. Erdemir, Bilimin Işığında Osmanlıdan Cumhuriyete Tıp ve Sağlık Kurumları, Ankara 2000, s. 242-245.
ŞENTÜRK M. Hüdai, “Bezmiâlem Vâlide Sultan”, Türkiye Diyanet Vakfı İslâm Ansiklopedisi, c. VI, s. 108-113.
YILDIRIM Nuran, “Darüşşifalardan Modern Hastanelere”, Tarihi Sağlık Kurumlarımız: Darüşşifalar, 4. Bölüm, Sanovel İlaç Sanayii ve Ticaret A.Ş., c. II, İstanbul 2010, s. 145-146.

 

 

0212 453 17 00 Copyright © 2009 Bezmiâlem Vakif Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi. Tüm hakları saklıdır.
Webmaster
Bu sitede verilen bilgiler, site ziyaretçilerinin/hastaların hekimleriyle mevcut ilişkilerini ikame etmek üzere değil, desteklemek üzere tasarlanmıştır. Bu sitede yer alan bilgiler bir hekime danışmanın yerine geçmez.