Yeni başlayanlar için İslamcılık

akif

1.Bir insanın İslamcı olmak için “İslamcıyım” demesine gerek yoktur. Hatta bu insan İslamcı olmadığını bile söyleyebilir. İslamcılık, din gibi beyan esasına dayanmaz. Modern dünyanın meselelerinin farkında olan, bu farkındalıkla İslam dairesinde bir çıkış yolu aramanın gerekliliğine inanan herkes İslamcıdır. Bu yönüyle bilinç öncesi İslamcılıktan bahsetmek mümkündür.

2.İslamcılık muhalif olmak değildir. Uysallık da değildir. Önemli olan Müslümanların dünya ve ahiret saadetlerini temin edecek bir çıkış yolu arama eylemidir. Bu eylemin bazen muhalefet, bazen uyum şeklinde kendini göstermesi İslamcılığın salt ideoloji olmadığını gösterir.

3.Fıkhi bir netliğe ulaşmak için İslamcı olunmaz. İslamcılık fikriyatından kesin çözümler beklemek de manasızdır. İslamcılık, bir meselede ortaya konan çözüm önerisinden çok çözüme giden yolun adıdır.

4.İslamcılık bir tarikat, cemaat ya da partinin uhdesinde değildir ve dahi bir mezhep de değildir. Bu durum İslamcılığın yersiz yurtsuz bir ideoloji olduğunu değil, her toprak parçası üzerinde ve her zaman diliminde yeşertilmesi mümkün bir imkân olduğunu gösterir.

5.Her Müslüman İslamcı değildir. İslamcı olmak daha iyi bir Said_HalimMüslüman olmak anlamına gelmez ama daha iyi Müslüman olan İslamcılar da vardır. Mehmed Akif, Said Halim Paşa, İsmet Özel gibi büyükler bu yönleriyle bütün İslamcıların gözdesidir.

6.İslamcılık, kendisiyle konuşulabilen insanların ideolojisidir. Farklı ideolojilerden halka ihanet etmeyen, halkı aşağılamayan ve kendi kaderini çoğunluğun kaderinden ayrı bilmeyen insanlar İslamcılar için her zaman bilgi ve görgü kaynağı olmuştur. Ziya Gökalp, Kemal Tahir, Refik Halit Karay, Nurettin Topçu, Cemil Meriç, Kurtuluş Kayalı, Baykan Sezer bu cümlenin işaret ettiği isimlerdendir.

7.İslamcılığın elifbasını merak edenler için İsmail Kara’nın eserleri yol göstericidir. Hocanın tarihsel manzarayı sunduktan sonra sorduğu sorular bilhassa zihin açıcıdır. Bu sorulara belki ilk elden cevap vermeniz mümkün olmayabilir. Ancak okuduğunuz bir metne ilişkin soru sormayı öğrenirsiniz. En büyük kazancınız bu olacaktır.

8.İslam daimi, İslamcılık ise dönemsel yahut durumsaldır. Burada dönemsel ve durumsal oluş iktidar öncesini yahut muhalefeti çağrıştırmamalıdır. İslamcılığın ölmesi, İslamcılar için bir arzudur ve fakat bu arzu İslamcı kökenden gelen bir partinin iktidara gelmesiyle gerçekleşmez. Bu algı, İslamcılığın iman, ibadet ve ahlak alanlarını görmezden gelerek onu önemsiz olmayan ama davanın bütününü temsil etmeyen siyasi alana indirgenmesi demektir.

9.İslamcılık yerli düşüncenin merkeze alınmasıyla sahici bir gelişim alanı temin edebilir. Seyyid Kutup’tan önce Şemseddin Günaltay’ı anlamamız, Cabiri’den önce Ahmet Hamdi Akseki’ye bakmamız, Hasan Hanefi’den önce Sezai Karakoç’a kafa yormamız, Mevdudi’den önce Elmalılı Hamdi Yazır’a kulak kesilmemiz eşyanın tabiatına daha uygundur.

10.İslamcılık tasavvufun değil mistik spekülasyonların karşısındadır. Kaynaklara dönüş fikri, tarihsel tecrübenin yok sayılması olmayıp esas amacın ne olduğunu hatırlatma girişimidir. Bu girişimin çığırından çıkmaması, soyut bir halk tasavvurundan kurtulmak ve tarih okumakla sağlanır.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

Tanıdığım bazı Fayrapçılar

İnsana bakarım. Uzun bir süre onu temaşa ederim. Gözlerinden kalbine nüfuz etmeye çalışırım. Kalbe nüfuz etmek mümkün müdür? İman mahalli...

Kapat